Özgürlük ne zaman başlar?

0
13
Yaşar Eyice

Rena yazıyor:

‘Hayat Altmışlarda Başlar !’

Bu cümleyi Fransız bir yazar söylemiş!

‘İlk bakışta buna inanmamıştım.

Kendi kendime ‘Hadi oradan!’ demiştim, böyle bir şey olabilir mi? ‘Mümkün değil, bu bir palavra, moral motivasyon için söylenen yazılan bir cümle.’

Bu cümle hep aklımı kurcalıyordu, taa ki sıra bana geldi; yaş oldu altmış!

Eğer hayatın özgürlük olduğunu veya özgürlüğün hayat olduğunu kabul edecek olursak, evet hayat ve gerçek anlamda özgürlük altmışında başlar.

‘Kendine inanmama, güvenmeme’ zincirinden kopma; hep iyilik meleği görünme isteğinden uzaklaşma ve ‘kendine şefkat ve ilgi gösterme’ yaşıdır altmışlar.

Kendi karakterini kabul etme ve onu değiştirme çabasından vazgeçme yaşıdır altmışlar.

Özgürlük içinde olduğunu hissetme, kendini eleştirmeme, serzenişte bulunmama ve sükunetle kendini kabullenme yaşıdır altmışlar.

Hep orada burada kendi hatalarını anlatmanın sona erdiği; hatta yaptığın hatalarla gurur duyma yaşıdır altmışlar.

Çalışma mecburiyetinden kurtulduğun; ya da hobi için, zevk için çalıştığın dönemdir altmışlar.

Aşırı yemek yemekten kurtulmaktır; yesen de sağlıklı olmak ve yaşamak için kadardır altmışlar.

Karşı cinse olan ilgin dengesini bulmuş, canını ruhunu besleyecek kadardır altmışlar.

Bu özgürlükler sana ayrı bir boyut katar, zevk katar, ruh katar.

Ebetteki altmışından önce ölenler bunu yaşayamazlar.

Aynaya baktığında gençlik tebessümlerini alnındaki kırışıklıklardan görebilirsin.

İstediğin kadar uyanık kalma ve istediğin saatte uyumaktır, altmışlar.

Sevdiğin dostlarınla birlikte olma özgürlüğü, televizyonda istediğin programı seyretme istediğin kadar gençlik şarkılarını söyleme yaşıdır, altmışlar.

Uzaklara yakınlara seyahat etme, sahilde yürüyerek martıları izleme, dalgaların sesine kulak verirken gençlik aşklarını hatırlamaktır, altmışlar.

Bunları kimse senden alamaz,  zira sen yeni bir hayata başladın.

Evet sen altmışına vardığında bu özgürlüğü kazandın.

Artık özgürsün sen; iş ve pozisyon peşinde koşuşturmayacaksın.

Aynalardan kurtuldun.

Saçın başın artık seni fazla bağlamayacak, hatta kendini daha güzel ve daha karizmatik bulacaksın.

Sen ‘Tanrının lütfu!’ demeyi öğrendin artık.

Saçla tarakla işin kalmamıştır.

Fön makinesinin enerji kaybından başka bir şey olmadığını anladığın artık.

Hayatın temelinin, mal varlığı değil sevgi olduğunu anladın artık.

Hayat sevmektir; kıskanmak ve hırs değildir; bunu anladın artık.

Güzellik sadeliktir; gösteriş değil!

Topladıklarının pek işime yaramadığını hatta onları başkalarıyla paylaşma ve hatta bağışlamanın sana canlılık ve neşe kattığını anladın.

Sen, tüm benliğini acımasız hayat cenderesine çeken o canavardan kurtuldun artık.

Artık hayata başlamanın zamanı geldi.

Sevgini başkalarından esirgememenin; sevgini başkalarına sunmanın zevkini öğrendin artık.

Seviyorsan gerçek budur; saflık ve dürüstlüktür hayatın anlamı.

Sen hayatın kısa olduğunu ve fırsatların sınırlı olduğunu anladın artık.’ İşte Rena, belki de aynanın karşısına geçerek bunları kaleme almış..

‘Yaş 35’ i hepimiz biliyoruz…

Yazarının ise yanıldığını da…

Çünkü o bırakın 60’ı kırkını bile göremedi…

Umarım tüm kadınlarımız, tüm insanlarımız en azından 60’ı ya da 70’i görürler…

Çünkü zamanımızda ileri yaş 90’a kadar uzadı…

Bir de şu yediklerimiz sağlıklı olsa….

*- Her haber paraya döndü

Ekonomi haberlerini tek tek inceliyorum..

Ve gördüğüm şu: Hepsi sponsorlu!

Yani ürününü üretimini satmak için birilerini para karşılığı devreye sokmuşlar.

Uzun dönem araç kiralamaktan tutun da, lüks villalara lansmana özel yüzde bilmem kaç indirim…

Ya da araç mı alacaksınız?

ÖTV indirimi haricinde bilmem ne kadar indirim!

Tabii ki hepsi hikaye…

Basit bir bağlantı kablosu alacaktım, daha düne kadar her yerde fiyatı 3,5 TL. ile 6,5 TL. arasında değişiyordu…

Dün 15 TL. dediler…..

Önceki fiyatlarını anımsattığımda  ‘Zam geldi!’ yanıtını aldım…

Bir ürüne kısa sürede yüzde yüzün üzerinde zam mı gelir?

Bu oran bazı ürünlerde yüzde 300 – 400’ü buluyor.

Hani zabıta da, valilikler de kurdukları ekiplerle kontrol mekanizmasını ciddi bir şekilde çalıştıracaklardı,

Şu yandaş basına hayranım!

Kendilerini bir şekilde mutlaka ele veriyorlar.

Nedense bir gecede kül olan fabrikalardan söz ediyoruz.

Bunların sahip ve yöneticilerinin yaşamlarında hiçbir değişiklik olmadığını, olanın bunlardan alacağı olan küçük esnaf ve sanatkara olduğunu vurguluyoruz.

En ufak bir araştırmada bunların gerçek niyetlerinin su yüzüne çıkacağını da anlatıyoruz.

Ama kendin anlat kendin dinle sistemi…

Şimdi bir yandaş şu başlığı atmış:

‘Fabrikalar alev alev!’

Ben onlara bir hatırlatma yapayım, sakın bugünlerde telefona çıkmayın!

Çünkü ya işinizden olacaksınız, ya da duyduklarınız karşısında kekeleyerek, ‘Tamam efendim, sepet efendim, haklısınız efendim’ diyerek ağlayacaksınız…

İşinizi doğru dürüst yapsanız da bu hallere düşmesenize!

Size küçük bir örnek daha vereceğim:

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün öğle saatlerine doğru ‘Fındık fiyatlarını’ açıkladı…

Bizim bölgemizi çok fazla ilgilendirmediği için fazla yorum yapmayacağım..

Ama ‘Fındık araştırması’ için önerge muhalefet partileri tarafından desteklendi.

Ama AKP ile MHP milletvekilleri birlikte hareket ederek ‘ret’ ettiler.

Ağlayanlar kim?

Üreticiler!

Peki bunlara arka çıkan partilerin oy oranları nedir?

Bana göre hiçbir şey değil…

AKP buralarda büyük pirim yapıyor…

Şimdi Cumhurbaşkanı açıklama yaptı ya, yandaş basına bakın neler yazıyorlar neler?

Rakamlardan çok methiyeler düzüyorlar…

Eee bunu da normal karşılamak lazım…

Onlara fındık üreticisi değil, iktidar ve nimetleri gerekli…

Yani verilecek reklamlar…

Reklam denilince aklıma geldi…

*- İzinsiz reklam mesajlarına ‘1 milyonluk’ ceza!

Kişisel Verileri Koruma Kurulunun aldığı ‘ilke kararı’ kapsamında, izinsiz olarak reklam içerikli arama yapılması, SMS ve elektronik posta gönderilmesinde 15 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası verilecek.

Telefon numaraları ve elektronik posta adreslerinin hukuka aykırı elde edilmesinde ise Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulacak.

*- İzmir için projeler üretecek

Uluslararası Balkan ve Türk İş Dünyası Derneği (BATÜDER) Yönetim Kurulu Başkanı Akın Kazançoğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri,  geçenlerde Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Ege Şubesi’ni ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette İzmir için ortak projeler üretme kararı alındı.

TÜGİAD Ege Şubesi’ndeki ziyaret kapsamında bir araya gelen BATÜDER ve TÜGİAD Üyeleri Türkiye ekonomisi hakkında bilgi paylaşımında bulundular.

Başta İzmir ekonomisi olmak üzere ülkenin ekonomisine katkı sağlamak adına ortak proje geliştirme kararı aldıklarını ifade eden TÜGİAD Ege Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Can Yavaş, BATÜDER’in ziyaretinden ve ortak proje fikrinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

*- ‘Yeni projeler üretmeyi sürdüreceğiz’

İzmir’in hem ekonomik hem de sosyal anlamda gelişimi için sivil toplum kuruluşlarına büyük görevler düştüğünü ifade eden Can Yavaş,  Uluslararası Balkan ve Türk İş Dünyası Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Akın Kazançoğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile gerçekleştirecekleri ortak projelerle, İzmir’e büyük katkı sağlayacaklarını söyledi.

*-  Ticaret hacmi 6 trilyon yuanı aştı

Çin Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, bu yılın ilk 9 ayında Çin ile Kuşak ve Yol ülkeleri arasındaki ithalat ve ihracat hacmi 6 trilyon yuanı aşarak, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 arttı.

Ticaret Bakanlığı sözcüsü Gao Feng, dün düzenlenen basın toplantısında, Çinli şirketlerin Kuşak ve Yol ülkelerinde yaptıkları, finans dışı yatırım miktarının yüzde 12,3 artarak 10 milyon 780 milyon dolara ulaştığını, müteahhitlik hizmetleri değerinin yüzde 18,4 artarak 58,5 milyar doları bulduğunu belirtti.