MİLLİ MESELE, MİLLİ SİLAHLAR

0
52
Ünal Tümin

Hafta dediğiniz nedir ki!

Sayılı 7 gün; o da gelip, geçiyor…

Tıpkı, “Fırtına Obüsleri” gibi. Karşı dağdaki “ihanet yuvalarını” delip geçtiği, T- 129 Atak helikopterlerinin hedeflerini “cirit füzeleri” ile vurduğu gibi…

Evet, cumadan cumaya sizlerle bu köşede buluşup dertleşiyorum. Hatırlarsanız, geçen cuma yazımın finalinde ‘ABD ve Rusya’nın “köşe kapmaca” yarışına giriştiği güney sınırlarımızda kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm unsurları ile yerini alıp, her zamanki kutsal görevine başladı.” demiştim. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın günlerdir “Her an gelebiliriz” sloganı ertesi sabah, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ nin “Zeytin Dalı Harekâtı” ile canlı yayınlarla dünyaya duyurulu.

O günden bu güne, tam 7 gün geçti. Mehmetçiklerimiz, ÖSO ile sınırımızdaki ABD’ nin eğitip, silahları ile donattığı PKK, PYD, YPG alçaklarını tamamen yerli “gören, uçan, vuran” silahlarla, vurarak Türkiye’nin itibarını gözeterek uluslararası haklarını kullandı.

Amaç belli; Atatürk ilkeleri doğrultusunda “Bizim hiç bir ülkenin toprağında gözümüz yok.” Son terörist temizleninceye kadar görev icra edilecek. Güneyimizdeki 30 kilometre derinliğinde Akdeniz’ e açılan “terör koridoru- Güvenlik koridoru” temizlenerek Arap, Türkmen ve Kürt kardeşlerimize parçalanmamış bir Suriye içinde hayat hakkı tanınacaktır. Tabii ki, yılanın başı PKK’nın ve de FETÖCÜ işbirlikçilerinin de başının ezilmesi 80 milyonluk bir Türkiye’nin isteğidir. Bu bir “Milli mesele” yani olmazsa olmazımızdır… Tam yedi gündür hepimiz bu duygularla yatıp, bu duygularla kalkıyoruz. Bizim camilere saldıran, çocuk ve kadınları canlı kalkan olarak kullanan, yurt dışındaki vatandaşlarımıza hava alanlarında saldıran, Seyahat haklarına tecavüz eden, Ana muhalefet Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ nu aynı ülkede konuşturmak istemeyen, yuhalatan ABD ve benzeri emperyalist ülkelerin “sinek vızıltısından” farksız, “yalan-dolan”  beyanlarına ihtiyacımız yok!

TSK, temizlik harekatını sürdürüyor. Gazetemiz de 7 gündür bu milli harekatın günlüğünü yayınlıyor…

* * *

İki gün önce,24 Ocak‘ tı…

Bu tarih benim ve de ülkem için önemli satır başları ile doluydu.

Örneğin; 46 yıl önce o gün rahmetli babam Mustafa Tümin‘ i 62 yaşında kaybetmiştim. O da vatan sevdalısı, vatan hainlerine karşı dik duran “demokrat”bir adamdı…

Aynı gün Uğur Mumcu, İsmail Cem, Gaffar Okan gibi terör kurbanlarını andığımız gündü. Maalesef o gün, İzmirli değerli Gazeteci  Barış Kudar‘ ı da göz yaşları ile toprağa verdiğimiz gündü…

Ve de “Zeytin Dalı” harekatında şehit düşenlerin günüydü…

Ruhları şad olsun…

* * *

Aslında onlarca okurumdan gelen önemli mesajlar var. Bugün bunlardan bahsedecektim. Örneğin, Urla’ dan duayen gazeteci Mümin Sertbaş’ ın 2. yarısı başlayan Süper lig maçları, Kütahya dan Çinici İsmail Ertan‘ ın mesleki, Kemalpaşa’ dan S. Zafer’in Doğu Ekspresi ile çıktığı Van yolculuğu sırasındaki izlenimleri, Bornova’dan Zafer Adıyaman‘ İstanbul’ daki Dikmen Yıldızı adaşım Ünal‘ dan bahsedecektim.

* * *

Tabii ki, Şair- yazar ve de Devlet umuru görmüş kardeşim Ercan Doğu‘ nun

yayına hazırlamakta olduğu “Dedemin Hikayesi” adlı kitabın girişi beni büyüledi. “Bu hikaye, sadece dedemle benim değil; dedemin dedesiyle yaşayamadıklarının ortak hikayesidir.” diye başlayan bu kitabın bir an önce basılmasını bekleyenlerden biri de benim.
Haftaya daha iç açıcı konularda buluşma dileklerimle saygılarımı sunuyorum.