Ekonomi Üniversitesi’ne de ‘veda’ etmeli…

0
192
Yaşar Eyice

…Ve, Mahmut Özgener!

…Ve, Ekrem Efendi, gitti!

…Ve, dediğimiz, yazdıklarımız aynen oldu.

Çünkü ilk günden bu güne hep önde gittik.

Yandaşlar ya da bazıları gibi ikili üçlü oynamadık.

Doğru tespit yaptık…

Ekrem Efendi’nin patronluğunun son olacağını ısrarla, inatla, bilinçle sadece biz yazdık…

Demek ki, aklın gücü paranın gücünü geçmiş oldu.

Demek ki, artık İzmirli tacir açık seçik ve net bir şekilde kendisini ifade etti…

Yandaşlara, sahtekârlara, dolduruşlara gelmedi…

Birkaç idealistin başlattığı mücadele bir rekorla sona erdi…

‘Çıkmadık candan ümit kesilmez!’ demiştik, bunlar ile destekçilerine…

Ama sonra ilave etmiştik:

‘Görünen köy kılavuz istemez’ diye…

Bizi okuyanlardan bazı Ekrem yanlıları ‘Bu kadar kesin nasıl konuşuyorsunuz?’ dediler, kibarca…

Anlatmaya çalıştık…

Artık bize göre mutlu sona ulaşıldığına göre, bizim görevimiz de burada bitti…

Şimdi yine ‘muhalefet’ görevini belki de biz üstleneceğiz.

Çünkü yandaşlar ile birçoğunun ne yapacağını da önceden belirtmiştik.

‘Kral öldü, yaşasın yeni kral’ demeye başladılar bile…

Umarım;  Mahmut Özgener başkanlığındaki yeni yönetim kurulunu oluşturan; Abdullah Salkım, Ali Osman Öğmen, Cemal Elmasoğlu, Emre Kızılgüneşler, İsmail Kahraman,  Mert Pala, Oğuz Özkardeş, Serdar Gökhan Arıkan, Şahin Çakan ve Şenol Aslanoğlu gereken hassasiyeti gösterirler.

Belki de bu dönemde Disiplin Kurulu’nu oluşturan;  İsmail Akdemir,

Kasım Gündüz, Reşat Budak, Salih Demiryürek, Yağız Kaan Kazançoğlu,

veYılmaz Eroğlu’na önemli görev düşmeyecek…

En çok merak edilen ise TOBB delegeleri idi…

Onlar da dikkatle seçilmişler:

Akın Kazançoğlu, Abdurrahman Aydoğan, Abdülhakim Bingöl,  Ahmet Selik, Ali sorgun Özbalcı, Cihangir Lübiç, Emin Melih Çırpar, Ercan Çelikkaya, Fikret Özkaya, Gürcan Gümüş, Hüseyin Sağır, İrfan Erol,

Levent Bendeş, Mehmet Ceylan, Metin Aztekin, Mustafa İduğ, Muzaffer Egi, Nihat Dirin, Özkan Başpınar, Tankut Gülümser, Veysel Murat, Veysi Kubba, Yaşar Baş, Ziya Dağlıer,…

Yani ‘yandaş basının’ iddiası gibi değil…

Ekrem Demirtaş’ın iddialı laflar ettiği ve her şeyin eskisi gibi devam edeceğini istifasına rağmen yazmaktan çekinmeyen ve parçala böl yönet taktiğini uygulamak için laflar üretenler bakalım bundan sonra ne yapacak?

Zaten bir gün bile beklemeden saatinde döndüler…

Bunlar için bir ‘dönek’ hikâyesi anlatacaktım ama değmez!

Bu arada tekrarlayayım;
Bizim hiç ama hiç beklentimiz yok!

Sadece ve sadece İzmir ve İzmirlileri düşünüyor, laf değil iş üretilmesinden yana olduğumuzu, kayıp zamanların hızla kapatılmasından yana olduğumuzu belirtebiliriz.

*- Bir değil, kaç kişinin emeği var?

Bu arada belki efendilik veya centilmenlikten olmalı…

Mahmut Özgener, İzmir Ekonomi Üniversitesi için Ekrem Demirtaş’a teşekkür etti.

İşin gerçeğini, o zamanın Meclis ve yönetim kurulu üyeleri gibi bizde de bilenler var.

Örneğin Akın Kazançoğlu gibi…

Abdurahman Aydoğan gibi…

Rahmetli Hilmi Çınar gibi…

Ve de dışarıdan büyük destek veren Aydın Bilgin gibi…

Daha çok isim sayabiliriz…

‘Mütevelli Heyet başkanlığına nasıl gelindiğini, sürekli kalmak için neler yapıldığını falan anlatacaklar mutlaka çıkacaktır’ derken, Necmi Çalışkan’ndan şu bilgiyi aldım:

*- İşte gerçekten bir bölüm

‘İzmir Ekonomi Üniversitesi’ni, bir yıllık hazırlıktan sonra 2001 yılında kurmuştuk.

Mucize gibiydi,  ortada ne bina nede hazırlık vardı.

İzmir Ticaret Odası Meclisi sonuna kadar arkamızdaydı.

Para verdi, kefil oldu, kurumsal destek verdi.

Ortaya başarılı bir üniversite çıktı.

Üniversitenin kuruluşunda, Ekrem Demirtaş,  Atilla Sezgin inanılmaz çalıştı.

Atilla Sezgin ve Cemali Dinçer ikilis,  harika bir akademik kadro ve kurumsal kültür yarattılar.

Sonra her zaman yaptığı gibi Ekrem Demirtaş üniversiteye ve vakfa el koymayı kafasına koymuştu.

Buna engel gördüğü üniversiteye katkı koyanları uzaklaştırdı bunun için her dalavereyi çevirdi.

*- Daha kimler, kimler?

Atilla Sezgin, Cemali Dinçer, Atilla Sevinçli, Bilhan Balcı, Necmi Çalışkan

uzaklaştılar.

Kendi alanında son derece başarılı akademisyenler üniversitede ayrılmak zorunda kaldı.

Vakfı ele geçirmek için yaptığı iki atak sağduyulu vakıf üyeleri sayesinde engellendi.

Eger engellenmeseydi vakıf Ege Sağlık Vakfı gibi olacaktı.

Atilla Sezgin ve ekibinin yarattığı kurumsal kültür ve akademik kalite 5 yılda 3 rektör değişmesine rağmen korunabildi.

*- Artık ezber bozdurtma zamanı

Ekrem Demirtaş:

– Vakıf ve mütevelli heyet başkanlığından istifa etmelidir.

Üniversite ve oda bütçelerinden aktarılan paralarla kurulan şirketlerde kendi adına yarattığı imtiyazlı hisseleri iade etmeli ve şirketlerin yönetimlerinden çekilmelidir.

Dilerim Ekrem Demirtaş’ ı destekleyen vakıf üyeleri insiyatif alıp ikna ederler

Üniversitenin yıpranmasına izin vermezler.’

Aslında Necmi Çalışkan efendiliğinden olacak kibar bir üslupla, su üstünü yazmış…

Daha neler var, neler?

Örneğin bir kadın vardı, her şeye maydanoz olan…

Birine yakınlığı dışında hiçbir özelliği ve yetkisi olmayan bu kadın sonraları kaybolup gitti ama kaç kişinin de canına okudu…

Bu arada İzmir halkına ve de öğrencilere verilen sözler yerine getirilmediği gibi, bazıları ahbap çavuş ilişkileri ile işlerini yürüttü.

Herhalde bu konu önümüzdeki günlerde mutlaka gündeme getirilecek.

Tabii ki yandaşlar da bu işi kapatmaya çalışıyorlar.

Sabah bir baktım ki aklımdan geçen gerçekleşmiş!

Daha düne kadar ‘Ekrem Ekrem!’ diye tempo tutan yandaşlar, Mahmut Özgener’ci olmuş, samimi poz veriyorlar ve daha önceden açıkladığı programını kendilerine özel olarak açıklamış gibi veriyorlar…

Aklıma şu dolandırıcılık olayı dolaylı olarak geldi…

Adam saf insanlarımız dolarlarını (Türk parası değil) toplamış ve ‘Sizi Umre’ye götürüyoruz!’ diyerek balıklı göle götürmüş…

Nedense bir türlü akıllanamıyoruz!

Artık gerisini siz düşünün ve yorumunuzu yapın…

Bu arada;

İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde, Ekrem Demirtaş sayesinde, İşten atmalardan, bazı insanların evlerine ekmek getirecek para bulamadıklarını da anlatacaklar vardır…

*- Kesinlikle olmayacak!

Öncelikle EBSO ve İzmir Ticaret Borsası ile soğuk savaşa son verilmeli…

Tabii ki bu arada İzmir Esnat ve Sanatkârlar Birliği ile ortak çalışmalar yapılırsa herkes kazanır…

Siyaset mi?

İşte bu kesinlikle olmaz…

Başta İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilgili bakanlıklarla güzel diyalog geliştirilmelidir…

Her siyasi partiye de aynen üyelere olduğu gibi eşit mesafede durulmalıdır.

Yoksa birilerinin kayığına binilip, onlar gibi tavır takınılırsa herkes hayal kırıklığına uğrar…

Yine bölünmeler olur ki, bu hiç kimseye yarar sağlamaz…

Aynen Ankara’da oluşturulan İzmirliler Derneği gibi çalışılmalıdır…

Şimdi bazı aklı evveller, akıl da veriyorlar;

Mahmut’un AKP’den İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacağını ve olmasını öneriyorlar…

Benden yine tavsiye ve öneri!

Sakın ha!

Kim ne yaparsa yapsın, hatta genel başkanları bile getirseler İzmir’de şu an CHP’yi geçmeleri imkânsız…

Baksanıza İstanbul ve Ankara’da bile CHP’nin oylarında büyük ilerleme var…

*- Büyük başarı

Sabah saatlerinde öğrendim:

133 Yıllık İZTO tarihinde kadınların zaferini..

İlk kez iki kadın aynı komiteden meclise girdi

52.Reklam, Kamuoyu, Açıkhava, organizasyon komitesinden birlikte seçime giren, Filiz Avcı Belet ve Nuray Eyigele İşleyen zorlu yarıştan başarıyla çıktı.

Filiz Avcı Belet ve Nuray Eyigele İşleyen; meslek teşkilatlarında temsil hakkını elde etmelerini değerlendirirken; açıklamalarda da bulundu.

Son dönemde Yönetim Kurulu Üyeliği görevini üstlenen ve meclis temsilciliği yapan Belet; İzmir’in ilklerin kenti olduğunu hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü;

‘İzmir; Cumhuriyet tarihinin ilk ekonomi kongresini toplayan bir kent. İzmir Ticaret Odası da iş dünyasının gelişimine yönelik sayısız başarılı işe, projeye imza atmış örnek bir kuruluş.

Üstelik İzmir; ilk kadın bakanı, kadın rektörü, baro başkanı, diş hekimi, ilk kadın modacıyı da çıkaran bir kent. Meslek kuruluşumuzun tarihine geçmiş olmak onur verici.

Bu tablonun güçlenmesi için, var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz’

*- Çalışkan insanlar

Sen Filiz Avcı Belet’i de Nuray Eyigele’yi de tanıyorum…

Özellikle Filiz Avcı Belet’e, önceki seçimler sırasında ve sonrasında ‘Ekrem’e güvenme!’ demiştim, naçizane olarak…

Belki anımsayacaktır…

Bu arada merak ediyorum, acaba Filiz Hanım hâlâ İzmir’in köklü spor kulüplerinden ‘Ülküspor’da hâlâ ‘Başkanlık’ görevini sürdürüyor mu?

Elinin hamuruyla erkeklere de meydan okuyan ve sektöre önemli katkısı olan biri…

***-

GÜNCEL

.

*- Suyun önemi projesiyle…

İzmir’in Foça İlçesinde bulunan Reha Midilli İlkokulu öğrencileri aylardır üzerinde çalıştıkları bilimsel projeyi ‘Minik Bilim Kahramanları Buluşuyor/First Lego league Jr. Bilim fuarında sundular. Okulların 6’şar kişilik gruplarla katıldığı Fuar Karşıyaka Eraslan Okulu’nda gerçekleştirildi.

*-  Şehir Ödülleri 2017 etkinlik fotoğrafları:

21 Haziran 2018 Perşembe günü İzmir DEU Sabancı Kültür Sarayında tüm Türkiye’den şehir liderlerine, paydaş temsilcilerine akademisyenlere sunulacak ödüllerin çağrısı Dokuz Eylül Üniversitesinde yapılan Şehir Ödülleri Türkiye Yürütme ve Koordinasyon toplantısı ile tüm kamuoyuna duyuruldu.

 *- Broadway Rüyası Annie’ye destek

Mozart Akademi bir Broadway rüyası olan ve dünyanın en ünlü çocuk müzikalleri arasında yer alan Annie’ye Borusan Otomotiv Yetkili Satıcısı ve Yetkili Servisi Özgörkey Otomotiv sponsorluğunda ev sahipliği yapıyor.

DEÜ Sabancı Kültür Merkezi’nde 21 Nisan 2018’de ilk prömiyerini yapacak müzikalin bilet geliri sosyal sorumluluk projesi altında çocukların yararına Özgörkey Otomotiv tarafından bağışlanacak.