ABD, Türkiye ile Suriye’nin sıcak çatışmaya girmesi için kumpas mı kuruyor?

0
15

MHP lideri Devlet Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un “Kürtleri korumaya yönelik anlaşma sağlanmadan ABD askerleri çekilmeyecek” ifadesine tepki gösterdi. “Bu nasıl bir terbiyesizlik? Bolton musun? Dalton musun?” diyen Bahçeli, “ABD, Türkiye ile Suriye’nin çatışması için kumpas mı kuruyor?” diye sordu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında konuştu.

31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimler öncesi Türkiye’nin huzurunu kaçırmak isteyen birtakım kişilerin harekete geçtiğini iddia eden Bahçeli, “1 Nisan sabahı için hazırlık yapıyorlar. En küçük bir kıvılcımın nasıl bir yıkım ve enkaza yol açacağını öngörüp buna göre tedbir geliştirmek zarurettir” dedi.

“Bu düşmanlıkların hepsi üst akıl tarafından planlanmaktadır. 31 Mart’a kadar daha fazla olaya şahit olma ihtimali fazladır” ifadesini kullanan Bahçeli, şöyle devam etti:

— Sosyal ve ekonomik memnuniyetsizliklerin isyana dönüşmesi için çaba harcanmaktadır. Zilletin öne çıkması amacıyla hummalı bir gayret sarf edilmektedir. 24 Haziran’da milli uyanışı kundaklayanlar 31 Mart’ta aynısına mahkum olacaklar. CHP’sinden İP’ine, HDP’sinden PKK ve FETÖ’süne kadar kim Türkiye’nin tarihsel yürüyüşüne engel olmak istiyorsa onunla hesabımız bu dünyada görülecektir. Hiç kimse şansını fazla zorlamasın. Herkes ayağını denk alsın.

‘BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DİYE ÖNÜNE GELENİ KARALAYANI HOŞ GÖREMEYİZ’

Bahçeli, herhangi bir isim anmadan bazı gazetecilere de tepki gösterdi. “Kalemini kalaşnikof gibi kullananların, gazete köşelerini saatli bombaya çevirenlerin özgürlük tantanasına inanan varsa buyursun inansın ama biz bunlara inanmayacağız. Türk milleti de bunlara kanmayacak. Basın özgürlüğü diye önüne geleni karalayanı hoş göremeyiz” diyen Bahçeli, “Bunları tanıyor, emellerini biliyoruz. Bunların iç ve dış temsilcilerini dişlerimizi sıkarak izliyoruz” ifadesini kullandı.

‘ABD’NİN SURİYE’DEN ÇEKİLME KARARI OYUNDUR, STRATEJİK OYALAMADIR’

Bahçeli, ABD yönetiminin Suriye’den çekilme kararına da değindi. Bu kararı bir ‘oyun’ olarak niteleyen Bahçeli, “ABD Türkiye ile Suriye’nin çatışmaya girmesi için YPG ile bir kumpas mı hazırlamaktadır? Türkiye için de karanlık ve kahredici senaryolar mı hazırlamaktadır. Esad, PKK, YPG, ABD arasında bilmediğimiz hangi uzlaşma söz konusudur?” diye sordu. Bahçeli ayrıca, Fırat’ın doğusuna düzenlenecek olası bir askeri harekata tam destek verdiklerini yineledi.

‘İHANETİN, SUÇUN ÖZGÜRLÜĞÜ OLMAZ’

Bahçeli’nin grup toplantısında yaptığı açıklamalardan öne çıkanlar şöyle:

— İhanetin, suçun, ihanetin özgürlüğü olmaz. Milli idarenin demokratik seçimiyle geçişin otoriterlik olarak tasviri cehalettir. Güvenlik duvarı yıkılıp bekamız yok olduktan sonra neyin özgürlüğünden bahsedeceğiz. Sövene dilsiz vurana elsiz kalmayacaktır.

— Kalemini kalaşnikof gibi kullananların, gazete köşelerini saatli bombaya çevirenlerin özgürlük tantanasına inanan varsa buyursun inansın ama biz bunlara inanmayacağız. Türk milleti de bunlara kanmayacak. Basın özgürlüğü diye önüne geleni karalayanı hoş göremeyiz. Konu teröristler olunca yaygara koparıp, konu vatan olunca katliam çığlığı atanları tanıyoruz. Özgürlük insan hakkıdır, buna diyecek bir şey yok. Fakat milli haklara saldırmak bir nevi eşkıyalıktır.

– Bunları tanıyor, emellerini biliyoruz. Bunların iç ve dış temsilcilerini dişlerimizi sıkarak izliyoruz. Yıllarca üniversitelerde eğitimlerini tamamlamaya çalışan ülkücüleri eli kanlı caniler gibi göstermeye çalışan özgürlük şarlatanlarını ne unuttuk ne de affettik. Bize onursuz özgürlük dersi verenlerin, tehditkar bir seda ile kurum ve hatırlatma yapanların, kızarmayan yüzleriyle kuyumuzu kazmalarına asla izin vermeyeceğiz. Bunların maskesini indirmeye ant içeceğiz. Günümüzün karmaşıklaşan hayat şartlarında vatandaşlarımızın maddiyatın yanında ruhsal olarak da zorluk çektiğini görüyoruz.

‘RUH SAĞLIĞI YASASINA İHTİYACIMIZ VAR’

— Günümüzün karmaşıklaşan hayat şartlarında vatandaşlarımızın ruhsal olarak da zorluk çektiğini görüyoruz. Tüm bu sorunlarla şuurlu, programlı başa çıkabilmek için bir toplumsal sözleşmeye, ruh sağlığı yasasına ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Gelişmiş toplumlarda bu yasa vardır. Türkiye’de bu alanda bir boşluk vardır. Ruh sağlığı yasasını TBMM’den çıkarılmasını içtenlikle bekliyorum. Şiddet vakaları, kadın cinayetleri, derin anlaşmazlıklar tehdit edici seviyededir. Ceren Damar evladımız, gözü dönmüş bir katil tarafından katledilmiştir. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde de 4 kardeşimizin canına kıyılmıştı.

’31 MART ÖNCESİ ÜLKEMİZİN HUZURUNU KAÇIRMAK İSTİYORLAR’

— Son dönemlerde artan sosyal şiddet, toplumsal gerginlik bizi fazlasıyla kaygılandırmaktadır. 31 Mart seçimlerine yaklaştıkça ihtilaf ve anlaşmazlıklar alarm verici boyutlara çıkmıştır. Gizli ve gizemli eller devrededir. 2018’de suç ve şiddetin envai türüne şahitlik edilmişti. Sosyal dokumuzu bozmak, siyasi dengemizi baltalamak için tezgah ve tertipler imal edilmektedir. 31 Aralık gecesi yılbaşı kutlamalarında Suriyeli sığınmacı olan iddia edilenlerin Suriye bayrağı açması infiale yol açmıştır. Bunun kimler tarafından tedavüle sokulduğu araştırılmalıdır. Konu önemlidir. Benzeri tahrik ve tacizler zaman zaman vuku bulmaktadır. Milletimizin sinir uçlarıyla oynanmaktadır. 31 Mart öncesi ülkemizin huzurunu kaçırmak istiyorlar. 1 Nisan sabahı için hazırlık yapıyorlar. En küçük bir kıvılcımın nasıl bir yıkım ve enkaza yol açacağını öngörüp buna göre tedbir geliştirmek zarurettir.