Her çocuk risk altında

0
4

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1989’da yayınladığı, 191 ülkenin imza attığı çocuk hakları sözleşmesinden bu yana her yıl 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlanıyor. Türkiye nüfusunun yüzde 28,3’ünü oluşturan çocuklar dünyanın her yerinde istismar, suça sürüklenme, çalıştırılma, evliliğe zorlanma veya bağımlılık maddelerine alıştırılma gibi birçok tehlikeyle karşı karşıya kalıyor.

Türkiye’nin ilk Çocuk ve Ergen Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi olan EGEBAM madde bağımlılıklarına ek olarak alışkanlıklardan veya davranışlardan kaynaklanan teknoloji bağımlılığı gibi bağımlılıklarla da mücadele ediyor.

Sosyoekonomik durumları fark etmeksizin her çocuğun teknoloji bağımlılığı konusunda risk grubu altında olduğunu belirten Ege Üniversitesi Bağımlılık Araştırma Merkezi (EGEBAM) Psikoloğu Prof. Dr. Zeki Yüncü, çocukların bilgisayarın ve teknolojinin müşterisi olmaktan kurtarılarak, onların ürün satın alan ve ne istediğini ne amaçla olduğunu nasıl keyif alabileceğini bilerek bilgisayarı olabildiğince az ama etkin kullanan bireyler olarak yetiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Zeki Yüncü

Ailelerin çocuklarını sokaktan korumaya çalışırken internet aracılığıyla bilinmeyen bir coğrafyaya attıklarını belirten Prof. Dr. Zeki Yüncü, “Çocukların masa başında olması ve ailelerinin gözlerinin önünde olması, ailelere daha güvenli geldiği için çocuklarına teknolojik alet alma yöntemini tercih ediyorlar. Bunun tercih edilmesi de aslında çocuğun tanımadığı ve belki de çok daha büyük risklerle karşı karşıya kaldığı bir ortamla tanışmasına neden oluyor. Sokakta ailenin manipüle edebileceği riskler yerine internet teknolojisini kullanarak bilinmedik bir coğrafya da bilinmedik risklerle karşı karşıya kalınıyor. Bunun sonucunda da birçok oyun çocuğun ölümüne neden oluyor” dedi.

Yeniçağ hastalığı olarak tanımlanan teknoloji bağımlılığını kişinin internette geçirdiği zamanın günlük işlevselliğini olumsuz şekilde etkilemeye başlaması olarak tanımlayan Prof. Dr. Yüncü, “Öncelikle teknoloji bağımlılığının adını koymak gerekiyor. Çünkü internet çağımızda önemli bir unsur ama burada önemli olan çocuğun internette ne yaptığı ve ne kadar vakit geçirdiğidir. İnternet bağımlılığı sebeplerine geldiğimizde ise bunda bütün madde bağımlılığı risk faktörleri olmakla beraber birde bunun kabul edilebilir bir şey olduğu kanısı var. Aslında çağımız teknoloji çağı olduğu için çocuğun ödevlerini veya sosyalleşmesini internet üzerinden yapıyor olması bu riski daha da arttırıyor ve normalleştiriyor. Özellikle internet ve teknoloji bağımlılığı için inkar edemediğimiz ve yaşamımızın bir parçası olan bu durumun sanki yaşamın içindeymiş gibi algılanması ve nerede sorun başlıyor nerede sorun bitiyor bu çizginin kaçması internet bağımlılığı için ciddi bir risk oluşturuyor” dedi.

Teknoloji bağımlılığı ile mücadelede elektronik aletlerin yasaklanmasının bir çözüm olmadığını belirten Prof. Dr. Yüncü, “Teknoloji bağımlılığı ile mücadelede hedef sıfır internet değil, yararlı internet kullanımı olmalıdır. Dolayısıyla bizim internet ve ilişkili teknolojileri yani bilgisayar teknolojisini çocuklara çok iyi sunmamız ve bu noktada da onların iyi birer kullanıcı olmasını sağlamamız gerekiyor. Bu yüzden öncelikle çocuğun ne amaçla bilgisayar veya teknolojik alet kullandığının ortaya dökülmesi gerekir ve sorun olanın saptandıktan sonra da neden o çocuk ona ihtiyaç duyuyor ve neden başka bir durumla ilgilenmiyor da internetle ilgileniyor onun saptanması gerekir. Yani çocuk yeterince sosyal olamıyor mu? Sosyal becerilerinde bir takım sıkıntılar mı var? İyi arkadaş edinemiyor mu? Sosyalfobik mi? Bunlar saptandıktan sonra sorun odaklı olarak çözüm anlayışı gerektirmek gerekiyor. Çünkü tüm bağımlılıklardan kurtulmada konu bireysel ve sosyal ilişkileri sağlamaktan geçiyor” dedi.

Aileleri çocuklarıyla dışarı çıktığında onlarla vakit geçirilmesinin önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Zeki Yüncü, çocuklar ile dışarı çıkıldığında çocukların katılımcı olmasının, onlarla birlikte oyun oynanmasının ailelerin ilk tercihi olması gerektiğine değindi.

Çocukların arkadaşlarıyla sosyalleşmesini internet üzerinden sağlamaya başlaması durumunun önemli bir risk faktörü olduğunu bildiren Prof. Dr. Yüncü, “Çocuk arkadaşlarıyla buluşup eğlenmek yerine sosyal medya üzerinden arkadaşlarıyla yazışmaya başladıysa, her boş kaldığında sürekli olarak cep telefonu vb. aparatları alarak vakit geçirmeye çalışıyorsa, günün birçok bölümü oyun seyrediyor ya da oyun oynuyorsa bu bir sorundur.  Ailelerin bunu hızlıca fark etmesi ve okul sonrası sosyal beceri zaman planlaması yaparak, çocuklarını eksik olan alanlarda güçlendirmesi gerekiyor” dedi.