Erkekler Arasında En Sık Görülen Kanser Türü

0
5

Özel Ege Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı olan ve aynı zamanda Kanser İzlem Denetim Araştırma Merkezi ( KIDEM ) kurucuları arasında ve bilimsel komitesinde yer alan Doç. Dr. Hüseyin Halilçolar, 17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Günü kapsamında önemli bilgiler verdi.

 

Doç. Dr. Hüseyin Halilçolar: ”Akciğer kanseri tüm dünyada en sık görülen ve kansere bağlı ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan kanser türüdür. Ülkemizde Sağlık Bakanlığının 2012 yılı verilerine göre akciğer kanseri sigara kullanımına bağlı olarak erkeklerde en sık; kadınlarda ise beşinci sıklıkta görülmektedir” dedi.

 

Özel Ege Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Halilçolar : ”Akciğer kanseri sadece yaygın olarak görülen bir kanser olması yönüyle değil, neden olduğu ölümler nedeniyle de oldukça önemli bir halk sağlığı sorunudur. Sağlık Bakanlığı ile Türk Amerikan Sağlık Araştırma Merkezinin ortaklaşa başlattığı İzmir Kanser İnsidans ve Veri Toplama Projesi ( İKİP ) , daha sonra 13 Mart 1993 de Kanser İzlem Denetim Araştırma Merkezi ( KIDEM ) adı  ile anılan merkez,1991 yılından bu yana Türkiye ve dünyaya en sağlıklı kanser verilerini sunmaktadır. Kurucuları arasında ve bilimsel komitesinde yer aldığım bu kuruluş Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) ‘na ve Türkiye’deki derneklere, sivil toplum kuruluşlarına kanser oranları konusunda son derece tutarlı bilgiler vermektedir. Buna göre ;  akciğer kanseri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en sık görülen ve ölüme neden olan kanserler arasındadır. Sağlık Bakanlığı Kanser Daire Başkanlığı’nın 2012 yılı verilerine göre akciğer kanseri ülkemizde tüm nüfus ve erkeklerde en sık görülen kanser tipidir; kadınlarda ise beşinci sıklıktadır. Erkeklerde tüm kanserlerin yüzde 21.8’ini, kadınlarda ise yüzde 4.9’unu oluşturmaktadır.  Akciğer kanseri sıklığı batı bölgelerimizde diğer bölgelere göre daha yüksek olarak tespit edilmiştir. Sağlık Bakanlığı 2013 verilerine göre ise 41 bin 129 akciğer kanseri tanılı hasta sağlık kurumlarına başvurmuş ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ölüm istatistiklerine göre 2013’te 22 bin 158 akciğer kanseri hastası ölmüştür. Türk Toraks Derneği’nin 2009 yılında yaptığı çalışmasında ise her yıl Türkiye’de 29 bin 314 yeni akciğer kanseri olgusu ortaya çıktığı hesaplanmıştır. Bu oran hem erkeklerde hem de kadınlarda yaş ilerledikçe artmaktadır. Bu çalışma sonuçlarına göre Türkiye’de akciğer kanserine yakalanan hastaların yaş ortalaması 60 olup, yüzde 90.4’ü erkektir.”

 

Akciğer Kanserinin Sosyoekonomik Yükü

Akciğer kanserinin toplumda yarattığı hastalık yükü dışında, önemli düzeyde ekonomik yükü de bulunmaktadır. Kanser hastalığının teşhisi ve tedavisi yüksek tıbbi teknolojiyi gerektirmekte, bu da sağlık harcamalarının ve toplumsal kaynaklar üzerindeki baskının artmasına neden olmaktadır.  Avrupa Birliği ülkelerinde akciğer kanseri, yıllık 3.35 milyar euroyu doğrudan maliyetler için olmak üzere 106.4 milyar euro’luk bir maliyete neden olmaktadır. Akciğer kanserinin maliyeti diğer kronik akciğer hastalıkları maliyetine benzerlik göstermektedir. Gerek uluslararası düzeyde, gerek Türkiye’de yapılmış çalışmalar, akciğer kanserine yakalanmış hastaların ortalama bir yıl yaşadıklarını göstermektedir.  2002 yılında 103 akciğer kanseri olgusu analizinde hasta başına ortalama doğrudan maliyetin 275 bin TL olduğu, her bir yaşam yılının doğrudan tıbbi maliyetinin ise ortalama 100 bin TL olduğu hesaplanmış ülkemizde hastaların yüzde 81’ine ancak Evre III ve IV gibi ileri evrelerde tanı konabildiği için, bu başlıklar içinde en yüksek maliyeti tedavi harcaması oluşturmaktadır.

 

Akciğer Kanseri Farkındalığı Arttırılmalı

 

Hastalıkla mücadelede erken tanı ve tedavi büyük önem taşımaktadır. En önemlisi de hastalıktan korunmaktır. Bunun sağlanması için toplumda hastalık farkındalığının artırılması önemlidir. Bu da akciğer kanserinin oluşmasında rol oynayan risk faktörlerinin iyi tanımlanmasını ve mümkün olanların önlenmesini gerektirir. Sigara bıraktırma konusundaki desteklerin ve yasaklama konusundaki önlemlerin artırılarak sürdürülmesi, mesleki ve çevresel maruziyetlerin ortadan kaldırılması hastalıktan korunmada esastır. Bu amaçla öncelikle risk altındaki popülasyon olmak üzere tüm toplumun akciğer kanseri hakkındaki farkındalığını artırmak ve sağlık çalışanlarının konuya ilgisini çekmek büyük önem taşımaktadır.