Nevin Çınar

Soyut bir kavram olan zaman, bilseniz de bilmeseniz de gözünün içine baka baka geçiyor.
Hatta alaycı bir gülüş ile geçip gidiveriyor.
Bizlerde her geçen yılın arkasından aval aval bakarak, yaşamımızı sürdürmeye devam ediyoruz.
Bildiklerimizden, amaçlarımızdan ödün vermeden… inatla sürdürüyoruz.
İşte yeni bir yıl daha kapımızda, girmek için gün sayıyor,
Yine her zamanki gibi tartışmalar gündemimize ‘şak’ diye oturacak…sanki başka dertlerimiz, sıkıntılarımız yokmuş gibi.
Evet,’Yılbaşı gavur adeti midir’…
31 Aralık gecesi eğlenmek imanımızı bozar mı, ya da zedeler mi?
Kutlamalara karşı çıkanlar laiklik karşıtı mıdır?
Gibi bir sürü söz kalabalığı, felsefi konular tartışmaya açılaçak.
Yani her kafadan bir ses yükselecek ve kendi düşüncelerini, duygularını dinle bağdaştırıp topluma sunacaklar.
Kim ne düşünürse düşünsün, söylerse söylesin herkes bildiğini okuyacağı muhakkak.
Yeni yıla insanlar farklı farklı geçiş yaşıyor.
Yürüyerek…koşarak
Kimin işine hangisi geliyorsa, dolmuşa binerek…dolduruşa gelerek, vitrinlere bakarak…seke seke giderek,açılım, saçılımla tökezleyip düşerek.
Kimi, daha fazla para kazanmak için dur durak bilmeden, insanların kuyusunu kazarak…acımasızca.
Yine koca bir yılı bitirdik sayılır..
2019 yılı ülkem ve dünya için zor bir yıl oldu.
Ortadoğu kan gölüne dönüştü.
Amerika,yaramaz çocuk gibi bahanelerle ve AB üyelerininde yardımı ile Ortadoğu’yu karıştırdı, karıştırıyor.
Amaç aslında belli “Petrol”.
Ama, yine hüsranla, hezimetle geri çekilmek zorunda kalalacak.
Ülkem için de zor yıldı 2019 .
Şehit haberleri almaktan, gözyaşlarımız dinmedi.
Hükümet, ardı ardına bomba gibi zam haberini yayınlamaktan itina duymuyor.
Kendisi mi?
Onların bir eli yağda, bir eli balda.
Halkı düşünmek mi? Geçiniz!
İsteyerek, istemeden verdiğimiz vergiler, nerelere harçanıyor?
Sormak bizim vazifemiz ama, yanıt verecek kimseyi bulamıyoruz, ne yazık ki.
2020 yılının daha zorlayacağı söylense de fısıltı haberlerinde…
“Gelen gideni arattırır” deyimi gerçekleşmesin diye, temenni ve dualarla Allah’a yalvarıyorum.
Yeni yıl; sefa geldin, hoş geldin.
Giden yıl hüzün!
Gelen yıl neşedir.
Yeni yılın gelmesi ile bazı şeylerin değişeceğini ummak, kendimizi kandırmaktır.
Değişecek yılları değil, kendimizin değişimini sağlamamız lazım.
Biz kendimizi değiştirmediğimiz sürece, gelen yeni yıllardan medet ummamız saçmalıktır.
Bu yıl yılbaşı büyük bir olasalıkla evlerde kutlanacak…malum ekonomik kriz.
Oldum olası yılbaşlarında eğlence yerlerine gidilip, kaz misali yolunmalara taraftar değilim.
Gitmedim mi ?
Gittim..
İçki, şişede durduğu gibi durmuyor.
Bilhassa kadın kısmının kendini bilmeyecek kadar içmesi…
Eğlenme anlayışını başka anlayışlarla yer değiştirilyor.
kendi benliğimizi unutarak, birilerine benzemeye kalkmamız ne derece doğru…tartışılır.
Unutulmaması gereken milletleri ayakta tutan kendi kültürleridir.
Yeni bir yıla girerken, sevgi, barış diliyorum (büyük bir ihtiyaç duyduğumuz zaman diliminde)
Savaşların, acıların, felaketlerin, geçip giden koca bir yıl gibi geride kalması umudu ile…
Ve bütün içtenlikle dilediklerinizin gerçeğe dönüşmesi dileği ile…
NİCE YILLARA