Mahmut Evren

…İstanbul doğumlu babamın dilinden düşmez bir öneriydi bu…”Oğlum; Tebdili mekanda ferahlık vardır…” derdi…

“Hava değişimi, muhit değişimi şart”… deyip dururdu rahmetli…

….İşte biz de ailecek “Tebdili mekan…” yaptık…Sapanca da Mehmet abimin her yıl olduğu gibi davetine gittik…Bandırma…Erdek yapıp geri döndük…

Sapanca benim için Cennet bir mekan…İnanılmaz bir yeşillik hakim doğaya…Bir sitede, Dere kenarında…Orman içindeyiz…Özel bir havuz evin önünde…Eeee daha ne olsun?…

…Yıllar önce Ankara dan gelen konuk Prof. Dr. balkonda, masada otururken abime” Burası çok güzel bir Oksijen Deposu” demiş…

 

Mahmut Evren, Mehmet Evren ve Hayri Ülgen ile Sapanca…

 

Hakikaten öyle …Ben çok huzurlu ve mutlu oluyorum  bu yeşili bol havuzlu sitede…

Yıllar ilerledikçe… Saçlar aklaştıkça, babamı da çok iyi anlar oldum…Büyük kentlerde, eski günleri, eski huzuru, sakinliği mumla arıyoruz…Her yere beton ve oto hakim…

Hele hele ülke genelinde göçlerle artan nüfus…. Zamlanan hayat…Artan işsizlik..

…Sanırım duydunuz? Kayıtlı işsiz sayısı 4 milyon 417 bin olmuş…Tüm zamanların rekoru imiş bu…Çok üzücü…

Her yıl yaptığım Sapanca gezimde bir esnaf bana orayı yabancıların istilasından yakındı…

Ben milli futbolcuyum ama biraz okudum da…İktisatta ”Paranın reel alım gücü” diye bir tabir vardır…İşte bunu halkımız yeni yeni anlamaya başladı galiba?…

Dün Karşıyaka da özel işlerimi hallederken…Öğle saatlerinde…İskele –İstasyon caddesinde, yaşlı bir kadının tuttuğu…”Anne…Anne” diye  ağlayan 10 yaşlarında bir erkek çocuk dikkatimi çekti…

…Acaba?… derken, hışımla alışverişten gelen bir hanım çocuğu acayip hırpaladı…

… Olayın tanığı bir başka hanım ise bana “Böyle anne olmaz olsun” dedi…ve “Anne alışveriş yapmış…Rakamlar sinirini bozmuş olmalı… demez mi?…Hadi buyurun bakalım…”

…Ben yavaşça vapura doğru ilerledim…Çocuk sanırım özürlü idi!…Bu daha da üzücü…

…Gazetelerde okuyoruz; “Yolunda giden arabayı sollayıp kurşunlayıp katil olan motorcuya ne demeli?”…“Hamile olan kadının  arabasının üzerine çıkıp tekmeleme olur mu?…10 yaşında çocuk kum çuvalı değil ki?…Hakikaten toplumsal bir gerginlik, huzursuzluk var…”

Benzin…kömür…motor…gaz derken, kirlenen, Isınan atmosfer…Grönland ta eriyen buzullar…Yükselecek denizler…Temiz havalı şehir kıtlığı…

“Gidişat kötü…Kendi çukurumuzu kendimiz kazıyoruz…”

“Para uğruna doğaya bu kadar kötü ihanet edemeyiz…”

“Aslında tüm ülkemizde spordan, siyasete her sektörde “Adam kullanma taktiği hakim.”…Modaya uyup bence doğayı asla kötü kullanamayız…” Yeşile saygı şart…

…Bu arada Sapanca da TRT spor yorumcusu Hayri Ülgen kardeşimiz bize hoş geldin ziyareti yaptı…Samimi bir spor sohbetimiz oldu…Futbolumuzdan…Kulüplerin borçlarından söz ettik…

…Spor demişken inanın, Sapanca da TV de izlediğim bayanlar milli maçlarını gönülden alkışladım…

Ben hep “Kız gibi futbol oynanmaz “ derdim…Amma…”Bu hanımlar inanın erkek gibi oynuyorlar…”

İsveç…Hollanda…ve son maçında mükemmel oynayan Amerika gönlümü kazandı…

…İsveç maçlarını izlerken Altay da takım arkadaşımız Roland Magnuson  kardeşimiz aklıma geldi. İyi dürüst saygılı bir arkadaştı…

”Bütün Ülkeme…Bütün spor dostlarıma sağlık dileklerimle sevgi ve selamlar sunuyorum…”