Burhan Çınar

Suriyeliler akın akın Avrupa yolunu tuttular.

Türkiye sınır kapılarını açınca bir tanesi “Görüşürüz Türkiye, bir daha gelmem” diyor.
Onların bir kısmı işte bu şekilde defolup giderken, aynı anda bizim bir kısmımız onların ülkesine adalet gelsin, zulüm yok olsun diye canını veriyor.
İşte dünya bu kadar yuvarlak!
BATI’DAN ŞEFAAT DİLENMEK!
Hayallerindeki hayata kavuşma umuduyla gitmeye çalışan Suriyeliler, daha ilk adımda Yunan güvenlik güçlerinin hışmına uğruyor. Bu komşunun çaresizliğinin açık bir göstergesi. Yunan polisi, askeri Suriyelilere hayvan gibi davranma eğilimini artarak sürdürecek!
İzmir sokakları Suriyeli dilencilerle dolu, ufacık bebeler dilendiriliyor. Kimse çıkıp bir şey yapmıyor ne emniyet ne Valilik.. Mesela bir Selanik’te de aynı manzara olur mu dersiniz?
Adam, Atina’da akropolisi ziyaret ederken çıkışta bir Suriyeli dilenciyle burun buruna gelir mi acaba?
Yunanlıların bizim gibi kapıları açıp, “din gardaşımız” geldi demesini bekleyenler ya da batının demokratik çığlıklarını seslendirenler bu aralar ne yapıyor acaba?
HAVACILAR DA ORDUDAN DEĞİL Mİ?
ABD’ye tafra atacağım diye Ruslara hak etmediği yönelişi veren AKP’nin Suriye politikası yine hata verdi.
Ordu sefere çıkınca konuşulmaz dua edilir deniliyor.
Acaba ordunun kara kuvvetleri sefere çıktı da hava kuvvetleri denetlemelere mi takıldı? Karacılar risk alırken, havacılar neden almasın ki?
34 askerimizin şehit olduğu o saldırıyı yaşayan bir diğer asker kardeşimiz;
– 12 saatlik bir yolculuk yaptık zırhlı araçla. Hedeflenen noktaya vardık. Arabadan daha inmeden yanımıza havan topu  düştü.
– Bizim o an karşılık verecek bir mühimmatımız da yoktu.
diyor.
Hani hava desteği?
Rusların saldırmasından mı çekiniyoruz? Yoksa askerimizin bir bütün olarak operasyon yapmasını, Mehmetçiğimizin güvenliğini, Rusların tepki göstermesinden geride mi tutuyoruz.
En sinir bozucu şeyse damat efendinin gülücükleri oluyor. AKPlilerin damat gibi düşündüğünü, hissettiğini söylemek doğru olmaz.
Ama nasıl oluyor da bu adamlar bu gülüşmeleri böylesi bir zamanda verebiliyor?
AKP’nin son zamanlarda yaptığı en başarılı iş Suriyelilerin sınırlardan geçişine karışmama politikası oldu.
Batıyı yeniden iki yüzlülüğüyle karşı karşıya bıraktı. Bedel ödesinler de görelim.
Şehitlerimiz, hayat pahalılığı, içeride ve dışarıdaki hainler derken 2020 gündemi artarak hızlanacağa benziyor.
Keşke tüm sorunlar vatanımızdan çıkıp gitse; tıpkı papaz Bronson gibi ya da bugün defolup giden Suriyeliler gibi…
KAÇ RUS ASKERİ ETKİSİZ HALE GELDİ?
Suriye’yle ilgili Milli Savunma Bakanlığı çok sık açıklama yapıyor. Bu çok iyi bir şey ama kıssasta hayat var denilir.
Mesela 34 Rus askerinin olmaması gerektiği yerde olduğu için İdlib’teki çeşitli güçler tarafından etkisiz hale getirildiğini duymadım.
Ruslarla yatağa girmek!
Düzeltiyorum..
Ayıyla yatağa girmek..
Yine olmadı!
60 yıl önce rahmetli İsmet İnönü “Büyük devletlerle ilişki kurmak, ayı ile yatağa girmeye benzer” demişti.
Tarihi gerçeklerden kopuk strateji kurunca bedelini hem Mehmetçik hem de aziz Türk Milleti ödüyor. Tarihte de böyleydi, gelecekte de böyle olacağa benziyor…
Ah şu Türk yapımı güzelim SİHAlar bir kaç sorti de yaparak Rus askerlerine el sallasa fena mı olur?