Burhan Çınar

Bir zamanlar duraklara, duvarlara DTO yazılıyordu. Açılımı da şöyle:

“Dünya Türk Olsun”
Dünyayı, gelişmiş ülkeleri, yoksulları, Asya’yı Avrupa’yı hatta Avustralya’yı bir gözünüzün önüne getirin.
Sizce tüm dünya, yani koca yerküre Türk egemenliğine girseydi ne olurdu?
Hayal kurmak halen daha serbest ve düşünmek halen daha suç değil sanırım.
Dünya Türk olsaydı bugün nasıl bir yönetim olurdu?
Mesela Asrın Lideri Tayyip Erdoğan, dünyaya hükmetseydi nasıl olurdu?
Ayasofya’da namaz kılmaya gidenlerin maskelerini çıkarıp sosyal medyada paylaşmak için çekildiği fotoğraflar yüzünden bir çok AKP’li vekilin koronavirüse yakalandığını biliyoruz.
Bu muhterem vekiller iyileşirse acaba dünyadaki diğer ülkelere başbakan mı olurdu yoksa vali, kaymakam mı olurdu dersiniz?
Menzilden dualar yakaran, Gavs diyerek Tanrı’nın sıfatlarını bir insana verip tapan tarım müdürü küresel açlığı yok eder miydi mesela?
Onu bunu kafamdaki o makamlarda tam tahayyül edemedim ama öyle bir ortamda deizm dünyadaki en kalabalık inanç sistemi olurdu. Zaten olacak!
YIKIN O UCUBEYİ!
Mesela şu New York’taki meşale elinde meşale ve anayasa ile yürüyen kadının! Özgürlük anıtı ucubesi bir sözle yıkılırdı.
Gerçek aydınların yayın yaptığı televizyon programları için kanal yöneticisini bir telefonla “Fatih adam halen konuşuyor? Nasıl konuşuyor?” denilerek reklam arasında iptal ve imha edilirdi.
O zaman az klorlu havuz medyası, okyanus medyasına dönerdi. Her ülkede çalışınca hacim ancak yeterli kalırdı.
Tüm dünyada sistem değişir, “Bunlar Allah ile aldatıyor” diyerek kamu talanının önüne geçilmesini, adalet-liyakat gibi ortak insanlık değerlerinin dışında hiç bir şeye yer verilmemesini söyleyenler yerini “Bu milletin … koyacağız” diyenlere bırakırdı.
Dünya Türk Olsun Sloganı’yla her ülkeye ayrı bir saray yapılırdı. Türki ülkeler bir kalemde Devlet beyin himayesine verilirdi.
Yahudi – Evangelistlerin “Tanrıyı kıyamete zorlama” eylemleri için en kolay yol belki de DTO!
Araplar da mutlu olurdu.
Şaka bir yana varlığımız kimin umurunda? Ya da biz üreterek dünyaya hangi değeri katıyoruz?
Yerli ve milli araba mı? Yoksa yine dünya için savaş jeti mi üreteceğiz?
Kalıcı eserimiz bu mu olacak?
Ekonomide, kültür ve sanatta, sporda insan denilen kitabın hangi sayfasında nerede yer alıyoruz?
Bu günlerde iyice patlayan ama ne hikmetse duyulmayan ekonomik sorunlar hiçte hoş gelmedi.
Siyaset değişim, dönüşüm ve yeni doğumlara gebe. Ancak sistem artık Türkiye’deki siyasetin 3-4 kişinin tercihi olmasını kaldırmıyor. Bu ülkenin önünü tıkıyor!
Yeni kurulanlara bakın. Kim aday belirlerken dar bölge seçim sistemini uygulayacağını beyan etti?
Hiç kimse!
O halde Dünya Türk Olmasın!
***   ***   ***
Pazar sabahı işe giderken gördüm
Gaziosmanpaşa Bulvarı’nda Hülton’un önünde tuhaf bir anıt varmış.
Efendim sanatçımız gider borusunun ucunu sivriltip kazığa benzeterek “Barış”ı anlatmış.
Önümüzdeki günlerde samuray kılıcı koyup “sizin mabadınızı keserim” demesini ya da Zorro kılıcı ile yoldan geçenlerin aynı bölgesine baş harfini kazımasını bekliyorum!