Burhan Çınar

Sona gerek yok en baştan söyleyeyim:

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir kişinin iki dudağı arasında hükmedilecek kadar basit bir ülke değildir.
Konunun ne olduğu da çok önemli ama asıl önemli mesele devlet yönetiminde yapılan sistem değişikliği.
Cuma gece yarısı yayımlanan kararname ile saray/tek adam sistemi yürütme ve yargıdan sonra yasamaya da el attığını bir kere daha ispatladı.
Bitmek bilmeyen toplumu germe, fanatiklerini sivrileştirme işine devam edildi. Bu işten yani Ak Parti ve Erdoğan’dan geçinen sistemden çıt çıkmazken televizyonlarda koca koca hocalar olayın evrensel hukuk kuralları dışında olduğunu, CB Erdoğan’ın buna yetkisi olmadığını söylüyor.
Yani Kurtuluş Savaşı’nda hatta Sakarya Meydan Muhaberesinde bile çalışan meclisin yok sayılıp, meclisin varoluş nedeni olan yasananın sarayca yapılması ciddi tepki çekiyor.
Koca memlekette her karar bir kişinin/grubun iki dudağı arasında olabilir mi?
Bu sistemden beslenenler sistemi eleştiremez, buna tüm muhalefet de dahildir.
Öyleyse meclisi kapatsınlar, zaten her şeye saray karar vermiyor mu?
Ya yine ne istediniz de vermedik diye pişman olunan itiraflara denk gelirsek ne olacak?
İlk Meclisimizde de asılı olan Şura Suresindeki “Onlar ki, tüm sözleri dinlerler sözün en iyisine uyarlar” mealindeki yapıya bir an önce -sistemden beslenenlere rağmen- dönmek zorundayız.
Aksi halde arap aşireti gibi davranan haksızlıkların, hukuksuzlukların ve hadsizliklerin zirve yaptığı bir ülkeyi çocuklarımıza bırakırız.
Bugün iktidar mensupları Erbakan’ın yansıması. Peki onların yansıması ne olur dersiniz?
Erbakan’ın eski videolarındaki saygıdeğer, karşısındakini önemseyen ve açıklama yapmayı ilke edinen tavrıyla bugün yaşanan her iş ve oluşu düşününce ivmenin yönü ve rengi gidişatı apaçık gösteriyor.
Peki siz çocuğunuzun geleceğini bir kişinin iki dudağı arasına bırakabilmeyi ister misiniz?
İç politikada yaşanan ince hesaplar her geçen gün körlüğü derinleşen, kutuplaşan bir toplumun ortaya çıkmasından başka bir şeye yaramıyor. Güvensizlik ortamı her geçen gün ekonomide beklenen can suyu olacak dış sermayenin önünü keseceğe benziyor.
Kendini devletimiz sananlara şunu söylemeli:
Sen ne devletsin ne de devletten büyüksün!
VAY YALAKA VAY!
Önceki gün bir ilimizde görevli bir il müdürü yaptığım bir dış işe tashih istedi.
Ben de acaba haber metninde ne hata var diye düşünürken müdür hazretleri haberin girişine “Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesiyle” metnini ekletti.
Meğer tüm isteği ve düzeltmesi buymuş. İşte bu kadar basit…
Başta söylemiştim, sistemden beslenen sistemi eleştiremez.
Eleştirmenin kabul edilemez bir sorun, köküne kadar yalakalık yapmanın iş olduğu günlerde Allah sonumuzu hayrede.
Bu yalakalardan bir diğeri, niyetini baştan söyledi sonuçta. Bu milletin …na koyacağız diyen 5kıyakçı inşaat firmasından birinin sahibinin, kamu ihalelerinde zirve yaptığı bir dönemde ne bekliyorsunuz ki?!