Yaşar Eyice

*- Yıldırım’ın gösterdiği adaylar da örneğin Urla ve Erzincan’da hezimete uğradılar.

Öncelikle ruh halimi üç sözcük ile belirteyim:

Mutluyum, mutluyum, mutluyum!

Şimdi yıllar öncesine gideyim:

1970’li yıllar idi…

Yine CHP’liler Ankara’da Genel Merkez’in önünde toplanmışlardı…

Gece yarısı ‘Karaoğlan Bülent Ecevit’ kalabalığın ısrarı ve coşkusu karşısında, şimdiki ünlü ‘balkon Konuşmaları’nın benzerini yapmış ve ‘Seçimi kazandık!’ demişti..

Ama daha açılmayan sandıklar vardı…

Ve aynen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Kibar’ın başına geldiği gibi, son sandıklar sonucu değiştirmişti.

Ortaya koalisyon çıktı..

Hani Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Koalisyonlar Türkiye’ye bir şey vermemiş’ diye, ‘Cumhur ittifakından’ önceki görüşünü ortaya çıkarmıştı.

Aynen eski Başbakan ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in dediği gibi, ‘Dün dündür, bugün bugündür’ gibi…

*-

Nedense tarihten ders almıyoruz…

Tarihin tekerrürden ibaret olduğunu bir kez daha yaşadık.

Dün ‘1 Nisan Şakaları’ndan söz ederken, AKP’nin İstanbul Büyükşehir Adayı Binali Yıldırım, ‘Ben kazandım!’ dedi…

‘Gidip 10 saat uyuyacağım!’  demişti sözünde durmadı…

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu bekledi, durum değerlendirmesi yapmak için…

Şakayı sevdiği için belki de, ‘Bir dahaki seçimlerde Erzincan’da muhtar adayı olurum’ demiştir…

Ama o da zor, çünkü orada da seçimi MHP adayı, AKP adayına fark yaparak kazandı.

*-

İstanbul’u her türlü müdahaleye rağmen, ‘Millet İttifakı’ adayı CHP’li Ekrem İmamoğlu kazandı.

Bu arada AKP’nin elindeki iki önemli ilçeyi de kazanmış oldu.

İzmir’den destek için oyumu Beşiktaş- Arnavutköy’de kullandım.

Hani söyledikleri 100 bin iptal oy var ya, yüzde 80’i garanti veririm, Türkiye’nin kazandığı yeni lider Ekrem İmamoğlu’na ait…

Çünkü her sandıkta, geçen seçimlerde olduğu gibi CHP’nin en açından 10’ar oyu bir şekilde geçersiz sayıldı…

Eğer Ekrem İmamoğlu aralıklarla 10 kez kameraların karşısına geçip, ıslak imzalı verileri açıklamasaydı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu teşkilata ’48 saat sandıkların başından ayrılmayacak, uyumamaları talimatını verdi.

Bu arada tarafsız analistlerin görüşüne katılıyorum:

İstanbul’da yerleşik Kürtler oylarını CHP’ye vermediler. Ya Binali’den yana oldular, ya da sandığa gitmediler. Bazı MHP ve AKP’liler İmamoğlu’nun samimiyetine inanarak onu desteklediler.

*-

Birçok önemli kentte olduğu gibi Ankara’da da kirli siyaset kaybetti.

Mansur Yavaş hak ettiği koltuğu, ‘kenti parselleyerek satanların’ elinden aldı.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, birçok ilde seçimi kazandıklarını iftiharla söyledi, onlara moral vermek için ‘4,5 yıl seçim yok, iktidar biziz’ dedi.

Bu arada konuşmalarında yanına hiç kimseyi almadı…

Sabahtan itibaren bana göre büyük yenilginin nedenlerini irdeleyeceğini belirtti.

Adaylar, bakanlar hepsi kendisini uzaklardan takip etti…

Yanına almadı veya yanaşmaya korktular…

Yani İzmir, İstanbul, Ankara, Antalya halkı gibi ‘cesur’ olamadılar.

Erdoğan’ın yorumuna şöyle yanıt vereyim:

AKP’nin aldığı şehirler İstanbul’un ya da Ankara’nın veya İzmir’in ancak bir mahallesi veya ilçesi kadar yer tutarlar…

Bir Kadıköy ile Beşiktaş, bir Karabağlar ile Konak en azından 50 anadolu kentini içinde barındırır…

*-

Bu seçimde hiç konuşulmayan kentimiz İzmir oldu…

Önceki seçimleri anımsayın; ‘Demokrasi kenti’ hep öndeydi, örnek gösteriyordu.

Herkes tereddütsüz İzmir’in CHP’nin yani ‘Millet ittifakının’ kalesi olduğunu biliyordu.

Yandaş medya da, sahtekâr anket şirketleri bile İzmir’den hiç söz etmiyorlardı.

Beklenenin fazlasını verdi İzmir…

Tabii ki benim Bornovam ile Urlam da…

Öncelikle şu Menderes’ten söz etmek istiyorum…

Particiliği sayesinde devlet memurluğunda üst sıralara tırmanan, CHP’nin Kırklareli’nde olduğu gibi bölünmesini fırsat bilerek az farkla seçimi kazanır kazanmaz, daha ilk Ramazan ayında, kentin sokaklarını Arapça tabelalarla süsleyen, Özdere’de tapulu yerlerini belediyeye karşılıksız veren, hibe edenleri, neredeyse halka karşı ‘hain’ ilan edip gösteren Soylu’ya daha ilk günden, ‘Dersini alacak, odasına aldığı sakallılar de kendisini kurtaramayacak!’ diye kaç kez yazdım…

Nasıl İzmir gibi İstanbul ve Ankara’yı CHP kazanacak dediğimde, Erol Akıncılar, Kadir Gümüloğlu, Ünal Tümin, Bilgin Önder, Mümin Sertbaş ‘Nasıl?’ diye sorduklarına cevabım ‘İşte böyle!’ oluyor…

Daha çok yazacaklarım var…

***-

GÜNCEL

*- Meraktayım!

Yandaş ve yandaş olanlar gibi davranarak Millet ittifakını, yani CHP ile İYİ Partiye görmezden gelenler, 10’un üzerinde açıklama yaparak, gerçek rakamları açıklayan İstanbul Büyükşehir Belediyi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu görmezden gelenler, yayınlarıyla, ‘Hadi İzmir’i CHP’ye verelim de sevinsinler’ diye dalga geçen sahtekarlar acaba şimdi ne yapacaklar?

Her ne kadar 4,5 yıl seçim yok dense de, bir yıl içinde, en fazla iki yılda seçim olup olmayacağını bilmeyenler, tirajları yerlerde sürünenler, devlet kurumlarının ilan desteğini çektiğinde bakalım ne yapacaklar?