*- Menderes’in AKP’li eski Başkanı Bülent Soylu, saklandığı yerden henüz çıkmadı. Bizim gibi yandaşlar da herhalde bulamıyor ki, kendisinden ses seda yok.

*- İğneyi biraz da kendimize batıralım; Bayındır’da CHP neden kaybetti? Çiçekçiler de kara kara düşünmeye başladı. ‘Acaba oyları yeniden saydırsak mı?’ diyorlar…

*- Özdere’de, itibarlarını isteyen vatandaşlar, sahilde  CHP’den ‘tören’ bekliyor

*-  İtalyanlar da, yönetimlerinde değişiklik yaptılar… Sıra diğer sivil toplum örgütleri ile odalar ve derneklerde…

*- Karşıyaka’nın CHP’li yeni başkanının ilk işi yağcılıkla ve tembellikle mücadele… Benim gibi Kıyıda stadyuma karşı değil…

Yaşar Eyice

*- Rize kasaba mı olmalı? Rakamlarla Anadolu…

İnsanları hiçbir zaman aşağılayamayacaksın…

Herkesi Allah’ın bir kulu olarak kabul edeceksin, aksi halde halin kül…

Bunun örneklerini ben biliyorum…

Eminim ki, şöyle sırtınızı koltuğa yaslayıp, geçmişe doğru bir yolculuk yaparsanız aklınızın ucuna gelecekler vardır.

Bir önceki yazımda AKP’li eski Başkan Bülent Soylu için yazdıklarımı anımsayın…

Ben de Menderes Belediye Başkanı, yani halkın bir değil binlerce oy farkıyla koltuğundan ettiği adamı düşünün…

Ne demişti seçim öncesi…

Menderes’in 46 mahallesinde CHP’nin adayı Mustafa Kayalar’ın kendisini bir oy farkla bile geçerse, bırakın Menderes’i İzmir’i terk edeceğini söylemişti.

Ben de, dün tüm emekçilerin, çilekeş muhabirlerin oyları ile İzmir Polis Adliye Muhabirleri Derneği Başkanı seçilen Muzaffer Tezel’e, ‘Birlikte çalıştığımız o güzel ve başarılı günlerin hatırına yönetim kurulundaki arkadaşlarınla eski başkan Bülent Soylu’nun nerede olduğunu kuvvetle istihbaratçılığınızla bulun!’ ricasında bulunmuştum.

Hatta Arabistan’a gidebileceğini, çünkü onlara olan hayranlığını daha seçilir seçilmez kentin ana cadde ve parklarına Arapça levhalar, isimler asarak gösterdiğini belirtmiştim.

Tabii Menderes’in kara sürecinde ne kadar haksızlık yapıldığının örneklerinden birini de yeni CHP’li Başkan Mustafa Kayalar ve ekibini anımsattım..

Türkiye hatta Avrupa’da örnek olacak basit bir öneride bulunmuştum….

CHP yönetimine şunu anımsatmıştım:

AKP’li Bülent Soylu, CHP’ye oy veren Özderelileri hem suçlamak, hem de bunların ‘iyi niyetleri’ni suistimal etmek için eline geçen fırsatı, görevini bir noktada hatalı kullanarak cezalandırdı.

Daha önce CHP’li belediye başkanlarının isteğini kırmayarak deniz kıyısındaki evlerinin bahçelerini karşılıksız verenleri, ‘İşgalci’, ‘yağmacı’ olarak gösterdi…

Tabelalar astırdı…

Yerli halk ile sonradan yerleşik düzeni seçenleri birbirine düşürdü.

Denizi kirleten otel ve motelleri de yanına aldı…

Yani Menderes’le, özdere ile hiç ilgisi olmayan ama bu kentten yararlananlara kendisine destek karşılığında bazı imtiyazlar tanıdı ama bunlar halkın yararına değildi.

Şimdi bu insanlar ‘Oh kurtulduk’ diye bayram yapıyorlar…

Bu nedenle yeni Başkan bu asil insanların özverilerini dikkate alarak onları taçlandırmalı, törenle isimlerini altın harflerle ‘örnek vatandaşlar’ diyerek sahildeki tabelalar halinde ilk icraat olarak ortaya koymalıdır.

İnsanları böylece barıştırmalıdır, parti politikasına uygun olarak.

Bu arada AKP’li Bülent Soylu gibi, Aziz Kovaoğlu’ndan belde başkanlığı sırasında büyük destek alan, yaşamında göremeyeceği ilgiyi yaşayan bir CHP’li vardı…

Koltuk ve küçük menfaatler karşılığı, Mecliste çoğunluğu sağlaması için Bülent Soylu’nun cazip tekliflerine ‘evet’ diyerek, bir saniyede parti değiştiren başkaları gibi AKP’li olan o zat-ı muhterem ne oldu?

Bakalım bu dönemde halkın ve CHP’lilerin yüzüne nasıl bakacak?

Aslında konum bu değil…

‘İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır!’ prensibinden hareket edeyim…

CHP’nin kaybettiği bir başka İzmir ilçesine Bayındır’a geleyim…

*-

Bayındır’a çok eskiden bu yana çok gittim…

‘Eski Bayındır’ı tarif et?’ deseler, sırtını tepelere dayamış, Ödemiş yol ayrığından, yani demiryolundan yukarıya çıkan düzgün bir cadde ve Anadolu’yu anımsatan evlerden oluşan bir kasaba derdim.

Ama sonradan yapılan ‘yüzme havuzu’ ile Bayındır Spor’u anımsıyorum…

Öyle güçlü bir takımdı ki, onların maçlarını izlemeye de, antrenmanlarını takibe de gitmiştim.

Karşıyaka’nın teknik direktörü Aydın Ağabey ile Tireli teknik adam Ayhan Onut’la da Bayındır’a birkaç kez giderek, bazı futbol tekniklerini göstermiştik.

Dostumuz Ferit’lerin otelinde kalıyorduk…

Sanıyorum biz göbek adını biliyoruz, hatırladığım kadarıyla babasından sonra oteli hâlâ çalıştırıyor.

Adalet Partisi ilçe başkanı vardı, Gündüz mü, Okan mıydı adı…

Hep takım elbise ve kravatlı gezerdi…

Yardımsever ve babacandı, ama ilk gören, ‘Kim bu gururlu adam’ derdi…

Sonradan İzmir’e yerleşen gazeteci Ömer Avcı’nın hizmetleri de unutulamazdı…

Nasıl Tire ile Ödemiş, Torbalı ile Tepeköy, Çeşme ile Alaçatı arasında özellikle futbolda büyük rekabet varsa Bayındır ile Çırpı araksında da tatlı bir rekabetin olduğunu anımsıyorum…

Şimdi günümüze gelelim… Ya da son yıllara…

*-

Denizli’de olduğu gibi AKP, ‘Demokrat şehir Bayındır’da mücadeleyi kazanmak için İstanbul’dan ekipler getirdi.

Hatta bu ekip başı ile hiç karşılıklı görüşmedik ama Bayındır’a çok gidip geldiğim ve dostlarımın bulunduğu için arayarak sorular soruyordu.

Ve sonuçta bir şekilde az farkla da olsa seçimi kazandılar.

Sonrakı seçimde koltuk yine el değiştirdi, bugünlerde olduğu gibi…

Doktor CHP’den başkan seçildiğinde gitmiş ve kendisiyle görüşmüştüm..

İyi davranmış ve sorularımı yanıtlamıştı…

Şimdi az farkla da olsa seçimi kaybetti…

Hiç beklemiyordum çünkü bende yaratılan ‘algı operasyonu’ Bayındır’ın daha yıllarca CHP’li olarak kalacağıydı…

Merak ettim ve ‘Neden böyle oldu?’ sorusuna yanıt bulmak istedim..

Seçimlerden önce gitseydim herhalde bir şeyler sezinlerdim…

*-

Aziz Kocaoğlu’nu düşünün; Küçük Menderes havzasına olduğu gibi Bayındır’a yaptığı katkıları…

Çiçekçiler Kooperatifini korudu ve binlercesini alarak üreticiye büyük paralar kazandırdı…

Acaba şimdi İzmir’in CHP’li başkanı Tunç Soyer yine çiçek alımını Bayındır’dan mı yapacak, yoksa başka ilçelerden mi?

Örneğin Bademler veya Karaburun gibi…

Bayındır daha önceleri yine AKP’li olunca, İzmir Büyükşehir Belediyesi gibi hatta daha fazlasını AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi almıştı…

Binlerce ithal çiçeğe yerli olarak Bayındır’ı ilave etmişti…

Ama şimdi görünen köy kılavuz istemiyor…

Tüm itirazlara rağmen CHP’li Ekrem İmamoğlu Liderliğini sürdürüyor.

Gönüllere taht kurmuş durumda ayrıca…

Şimdi AKP’ye oy veren çiçekçiler, ürünlerini belki İzmir’e, İstanbul’a ya da Ankara’ya veremeyecekler.

Ancak tesadüfen kente gelen birkaç kişinin alması ile masraflarını kurtarabilecekler mi?

Belki de seçimlerden önce bazıları ile özel toplantı yapılmış, köprülerden geçiş, yeni şehir hastanelerindeki müşteriler gibi özellikle İstanbul için garanti almışlardır.

İzmir’i de koskocaman Denizlili Bakan varken, bir belde başkanı seçimleri kazanabilir mi, diye düşünmüşlerdir.

Ki medya gücü de bunların elindeydi, devletin gücü gibi…

Bence kara kara düşünmeye başlamışlar, ‘Biz ne yaptık?’ diye düşünceye dalmışlardır kaç gündür…

Bunları bir yana, zamana bırakalım…

*-

CHP’li bazı kişiler ayırım yapmışlar insanlar üzerinde…

Örneğin Roman vatandaşlarla bir türlü birlik ve baraberlik kurulamadı.

İtilip kakıldılar, birçok yerde olduğu gibi…

Düğünleri eğlenceleri bile kendi aralarındaydı…

Düşünebiliyor musunuz, mezarlığın içinde sayılan bir özel düğün ve eğlence salonu vardı, onu kullanıyorlardı…

Şimdi ‘hayır’ diyecekler ama gerçek bu…

Belediyede, yani mecliste bile ikilik vardı, görüş ayrılıkları ayyuka çıkmıştı…

Oy deposu Çırpı’da belediyenin binası bir sağlık kuruluşuna kiralanmıştı…

Yani halkın sıkıntılarını dinleyecek bir memur bile yoktu…

Halk işi için Bayındır merkeze geliyor hem zaman hem para kaybediyordu.

Rüşvet demeyeyim ama bazı kişilerin isimleri ’30-40 lira’ ile birlikte anılır olmuştu, bir iki paket sigara, ya da bir kilo çay diye de düşünebiliriz bunu…

Kulaklar tıkandı, itirazlar, istekler dinlenmedi…

Daha çok yazılacak var…

Umarım yeni dönemde AKP’de de, CHP’de de İYİ parti ve diğerlerinde de benzer duyumlar almayız…

Dedikodu bile yayılsa hemen sorun kökünden halledilmeli…

Yani ‘Ben partiliyim’ diyenler değil, liyakat sahipleri ile insanları ayırmayanları, karşı görüş ve fikirlileri de dinlemeliyiz…

Başka türlü her zaman kaybetmeye hazır olmalıyız…

Belki bu Bayındır konusunu dostlarla konuşup yeniden irdelerim.

*-

Reis avunuyor ve taraftarlarını avutuyor, tüm liderler gibi…

Bakın bir gerçek ‘akil adam’ın söylediklerine kulak verelim:

‘Bayburt un seçmen sayısı 19000, Şırnak 31000, Bartın’ın 39000, Çankırı 41000, Ağrı 46000, Rize 48000…

 Bunların hepsi vilayet!

Valileri var, milletvekilleri var; minimum iki adet .

Buna mukabil Ayvalığın bile seçmeni 46000, Edremit’in 95000, Bandırma 97000, İskenderun 194000, Tarsus 203000 bunlar ise ilçe…

Kaymakamları var, milletvekilleri ya hiç yok…

Ya bağlı oldukları vilayet uygun görürse listelerde tek tük yer vermiş!..

*-

 Hikayenin özeti şu;

Bizi yöneten milletvekillerinin çoğu küçücük yerlerden  bunun bir sosyolojisi de var tabi…

Küçük yer insanının muhafazakarlığı, mahalle baskısı vs vs ,

Tabi bir de İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Diyarbakır vs vs..

Bir sürü ‘dev şehri kaybedip’ kazandıkları bir sürü kasaba nüfusundan az ‘ufacık tefecik yerleri’ Türkiye haritasında belli bir renge boyayıp, ‘papatya tarlası’ manzarası yaratıp, ‘sayıca çok belediye kazandık heyoooo!’ filan yapmak, adil mi bu?

Rize kasaba olsun bence …’

*-

‘İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKP’den kurtarıldığında bakın neler olacak?’ diyen Bilgin önder, Mehmet Özdoğru, Enver Kaya ve Işık Ersan’a kulak verelim:

‘İştirakleriyle birlikte yıllık 45 Milyar TL bütçe halka kalacak.

Senede 2 Milyar TL kaynak aktarılan Bilal Erdoğan’ın Türgev -Tügva, Okçuluk, Sümeyye Erdoğan’ın Kadem, cemaat ve tarikatların kursları gibi odakların akarları duracak.

Yıllık 8 Milyar TL’ye yakın zarar açıklayan İBB iştirakleri, İspark A.Ş-Beltur A.Ş-Bimtaş A.Ş-İston A.Ş-Metro A.Ş- İsyön A.Ş-Uygulamalı Gaz A.Ş-Otobüs A.Ş-Medya A.Ş adam gibi yönetilecek, bazıları kapatılacak.

Belediye şirketlerine yığılmış 15 bin gereksiz personel tıraşlanacak.

İBB tarafından kiralanan Mercedes-Audi-Volvo-BMW-Volkswagen markalı 8 bine yakın aracın ‘ARAÇ KİRALAMA’ maliyeti yok olacak.

Başakşehir Futbol Kulübü’ne forma reklamı veren Halk Ekmek-İGDAŞ, söz konusu saçmalıktan kurtulacak.

Meclis üyeleri ve ailelerinin Hac-Umre-Kutsal topraklar ziyaretlerine İBB sponsorluğu sonlanacak.

Tamamı yandaşa giden ihaleler frenlenecek.

AKP mitinglerine, etkinliklerine, aktivitelerine bedava partili taşıyan metrobüs, belediye otobüsü, şehir hatları vapurları, bu tür işlere aracı olmayacak.

Belediyeye ait arsaların alım satımından doğan komisyonlar sıfırlanacak.

İmarsız yere imar, yeşil alana ticari proje, Sit alanına kafe, tarihi esere villa yapılmasını onaylayan İBB kararları son bulacak.

Seçim dönemleri yeri göğü, köprüyü kuleyi, caddeyi merdiveni AKP reklamlarıyla, bilboardlarıyla, slogan ve fotoğraflarıyla dolduran İBB iradesi tarih olacak.’

*-

***-

GÜNCEL

*- Karşıyaka’da yağcılık bitiyor!

Karşıyaka’nın çiçeği burnunda Belediye Başkanı Cemil Tugay çalışma anlayışını ortaya koydu:

‘Yağcılık anlayışıyla çalışanlarla sorunum olacak!’

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde Karşıyaka’da İYİ Parti’nin aday çıkarmasına rağmen yüzde 70.8 oy oranıyla büyük bir başarıya imza atarak Belediye Başkanı seçilen ve mazbatasını almaya hazırlanan Cemil Tugay, çalışma prensiplerine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Tugay,  göstermelik her türlü çalışmaya karşı olduğunu, popülist söylemlerden, anlayıştan rahatsızlık duyduğunu belirterek yağcılık anlayışıyla çalışanlarla sorunu olacağını, emekçi olanları ise sırtında taşımaya hazır olduğunu söyledi.

Tugay, Karşıyaka stat yapılmasından Yamanlar’a katı atık tesisi kurulması, Neden siyasette yer aldığından önümüzdeki döneme ilişkin projelere kadar pek çok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Özellikle çalışma prensiplerine ilişkin belediye çalışanlarına önemli mesajlar veren Tugay, popülist söylemlerden hoşlanmadığını, emekçileri her zaman el üstünde tuttuğunu söyledi.

Ciddi bir gözlemci olacağım

Tugay, “Göstermelik her türlü çalışmaya karşıyım. Popülist yaklaşımlardan, popülist söylemlerden, anlayıştan rahatsız olurum. Ciddi gözlemci olacağım, ciddi müdahaleci olacağım. Belediye içerisinde insanların mutlu çalışabilmesi için, üretken olması için çok çaba göstereceğim. Buradan başlamak gerektiğini düşünüyorum. Çalışan, iyi niyetli olan,  üretmeye çalışan, gerçekten belediyeyi seven, Karşıyaka’yı seven ülkesini seven kim olursa olsun, hangi seviyede çalışan olursa olsun benim için kardeştir, iş arkadaşıdır, yoldaştır. Onlarla her şeye varım. Onların iyiliği için her şeyi yapmaya hazırım. Burada problem hissettiğim şey, gideyim başkanı yağlayayım, müdürü ya da başkan yardımcısını kafalayayım,  onun üzerinden yan gelip yatayım, hiçbir şey yapmayıp maaşımı alayım diyenler. Bunlarla benim sorunum olacak.’ dedi.

*- Yanımda işe yaramayan insan istemiyorum

Dürüst, emeği ile çalışan, alın teri döken işçilerin her türlü hak arayışında yanlarında olacağını da vurgulayan Tugay, ‘Yanımda işe yaramayan insan görmek istemiyorum’ dedi.

Tugay şöyle konuştu:

‘Göreve başladığım andan itibaren insanlardan iş bekliyorum, çalışma bekliyorum,  iyi niyet bekliyorum, dürüstlük bekliyorum. Başka türlü davranışlara da reaksiyon göstereceğim. Bir kenarda hiçbir şey üretmeden boş oturan, işe yaramayan insan görmek istemiyorum. Herkes çalışsın,  kimse işten çıkmasın kimseyle ilgili sorunum yok.

Ama göz boyayıcı iş yapmaya kalkmasınlar.

Aksayan yerler varsa onları düzelteceğiz, sonra huzur içerisinde üretken bir döneme gireceğiz.

Emekçi olan insanları sırtımda taşımaya hazırım.

Hiçbirinin hakkını yememeleri için maaşlarının, sosyal haklarının daha iyi olması için onlarla birlikte mücadele etmeye hazırım.

Çalışmadığı halde göz boyayarak bir şeyler yapıyormuş gibi gözüken,  üstüne üstlük daha fazla maaş isteyen insanlarla benim sorunum olacak.’

*- Yalı’ya stat yapılmasına karşı değilim

Başkan Tugay, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Karşıyaka Yalı’ya yapmasını planladığı stada karşı olmadığını da belirterek İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Yamanlar’a kurmayı planladığı katı atık tesisine ise sıcak bakmadığını, karşı olduğunu ifade etti.

Programda seçim sonuçlarını da değerlendiren Cemil Tugay, Millet İttifakı’nın bir diğer temsilcisi İYİ Parti’nin Karşıyaka’da seçime girmesi ve önemli oranda oy almasına rağmen elde ettikleri oy oranının başarılı olduğunu ifade etti.

Çevresinde sevilen, sayılan, kariyer sahibi bir doktor olarak tanınan Tugay ayrıca, çocuklarının ve ülkenin geleceği, aydınlık yarınlar için siyasette yer aldığını, il yönetimi komisyonlarında, kent konseyinde görevler üstlendiğini ve iki dönem de ilçe başkan yardımcılığı görevlerinde bulunduğunu ifade etti.

*- Yönetime iki yeni İtalyan üye

İzmir İtalyan Ticaret Odası’nda yapılan genel kurulda mevcut başkan Pietro Alba’nın listesi yeniden seçilirken, yönetim kuruluna iki yeni üye girdi.

Çimentaş’tan Paolo Bossi ve Rossi Grubundan Gianpaolo Goldoni, İzmir İtalyan Ticaret Odası yönetimine dahil oldu.

Bu değişiklik ile birlikte yeni Yönetim Kurulu, Pietro Alba, Şahika Aşkıner, Paolo Bossi, Rebii Akdurak, Enrico Aliberti, Bülent Akgerman, Işın Yılmaz, Buket Kasalı ve Gianpaolo Goldoni isimlerinden oluştu.