Yaşar Eyice

Az sonra kıtalararası bir yolculuk yaparak, Asya’dan Avrupa’ya gideceğim.

Gece yarısına kadar Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde onlarca yurttaşla birlikte sayımların sonucunu bekledim.

Sonucu aldık ve bugün de Asya kıtasından, Boğaz’ı geçerek, İngilizce ‘Avrupa Kıtasına Hoşgeldiniz’ yazısını okuyarak, Maslak’tan yani Sarıyer’den Kağıthana’nin Seyrantepe semtine ve de CHP Seçim Bürosuna ulaşacağım…

Bu arada şunu söyleyeyim:

Bir Avukatın ‘dayak yemesini’ önledim…

Şaka şaka!

Çırağan’da, zamanımızın zengin iki ailesinin düğün günü, kapatılan yoldan ‘Evime nasıl gideceğim?’ diyerek kordonu aşmak isterken bir hukukçunun yediği dayak fotoğrafları aklıma geldi.

‘Reis’in korumaları dövdü’ iddiaları ama doğru ama yanlış ama ortada, son günlerin önemli bir sözü ‘maddi’ gerçek var ki, o da avukatın hastanelik oluncaya kadar dövülmesi, orasının burasının şişmesi, morarması…

İşte ben bunları düşünürken, polis tarafından, sayım güvenliği nedeniyle kapatılan yolda kalabalığı yararak emniyet görevlilerinin yanına gelen bir şahıs, Baro yani ‘avukat kimliğini göstererek, ‘Bürom ve evime gideceğim, bana yol verir misiniz?’ dedi…

Kalabalıktan geçmesi ve dolaşması da herhalde bir saatini alabilecek gibiydi.

Sırtlarında ‘Bekçi’ yazılı emniyet görevlileri, kesinlikle hiç kimsenin geçmemesi talimatı aldıklarını belirttiler.

Olay daha üst makam polislere iletildi.

Onlar da ‘imkansız’ dediler…

Avukat ‘Alın kimliğimi amirinize müdürünüze gösterin’ diye ısrar ediyordu.

Bu arada bir polis kamerası da kalabalığı görüntüye alıyordu.

Yanımda ‘Of’tan geldim’ diyen bir Karadenizli de, ‘Şu anda Of’a canlı yayın yapıyorum’ diyordu, cep telefonuyla….

Baktın olay büyüyecek, Çırağan’daki gibi bir tatsızlık da olabilecek, herhalde tavrım güven vermiş olmalı ki, ‘Siz de görüyorsunuz, bu kalabalığı aşması imkansız. Kimliği de belli. Biriniz kendisine eşlik edin, diğer tarafa geçirin, olay da tatlıya bağlansın’dedim.

Normal karşıladılar ve yolun diğer kısmındaki bariyere kadar eşlik ederek avukatı yolcu ettiler.

Hatta bu arada, ‘Burası sana emanet!’ diyerek benimle dostluk da kurdular…

Gülüştük…

Düşünebiliyor musunuz o anda bekçilerin aynı noktada bekleme süreleri 12 saati geçmişti… Daha sonra bu süre sanıyorum 18 saati buldu…

‘Mesai alıyor musunuz?’ diye sorduğumda, bu üniversite mezunu yeni bekçilerimize ‘yok canım’ dediler…

Namık Kemal Lisemizde, eski Senatörlerden Beliğ Beler ağabeyimizin kardeşi Kimya Öğretmenimizdi…

Dışarıdan giriyordu…

Gazeteci Okan Yüksel, Tanju Ateşer, Eren Güneş, Ertuğrul Kale aynı sınıfta idik…

Bize dönerek, ‘Çocuklar ben Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğü yaptım. Benim üzerimde sadece Bakan Bey vardı. Onun emirleri bile bana ağır geliyordu. Bu nedenle mutlaka okuyun…’ diyerek bir iki anısını anlatmıştı…

Beklemekten ayakları bizim gibi şişmiş Bekçilere bunu anlattım…

‘Haklıymış!’ dediler…

Bu arada şunu söyleyeyim;

‘İnanın seçimi kadınlar kazandırmış!’

 Ekrem İmamoğlu’na öyle tezahürat yapıyorlardı ki, görmeyen bilemez inanamaz…

Hâkimler, saat 21.00’den sonra salonu boşalttılar.

Sadece ve sadece az sayıda YSK’nın görevlileri kaldı.

Bu arada parti temsilcilerinden, dışarıdaki kalabalığın, herhangi bir provakatif olaylara karşı dağıtılmaları istendi…

Diğer partilerden üçer beşer kişilik taraftarlar zaten saatler öncesinde havayı kokladıktan sonra ayrılmışlardı.

Hani televizyonlarda ve sosyal medyada oyların bulunduğu çuvalların üzerinde uyuyan bir CHP Milletvekili vardı ya, o arada sandalyaya çıkarak, gür sesiyle bağırıyordu:

‘Sağolun artık gidin evinize istirahat edin huzur içinde uyuyun!’

Tabii ki dinleyen yoktu…

‘Mazbatayı ver… Mazbatayı ver…’ diye tempo tutuyorlardı…

Bence asıl çekinge, bir ara bazılarının ‘Direndik kazandık!’ diye bağırdıktan sonra eylem yapabilecekleri düşüncesi ile ele alındı.

CHP’li yöneticiler bir iki kişinin toplumu yanılgıya uğratmasından da çekiniyorlardı.

Biliyorsunuz, devletin resmi kayıtlarında da var…

AKP ve MHP’lilerden bir grup üç gün önce sandıkları sloganlarla basarak, sayımı engellemek istemişler ama yandaş gazeteciler bunu ‘CHP’liler yaptı’ diyerek saptırmışlardı, her zaman yaptıkları gibi…

Şimdi İmamoğlu mazbatasını bekliyor…

AKP’nin üç valiz sıradan ‘olağanüstü’ adı verilen itirazına rağmen hukukçuların belirttiklerine göre bugün İmamoğlu’nun, belediyeler kanunun 44. Maddesine göre de mazbatasını alması gerekiyor.

Akan suyun önüne engel çıkamaz…

Bu arada herkes gibi bir anımsatma yapayım:

‘Balyoz davasında’ da bavulla sözde evraklar getirilmişti.

Ben de görüşümü söyleyeyim:

Türk Adaletinde, daha doğrusu hukuğunda, mahkemelerimiz ‘usulüne’ göre karar verir.

‘Olağanüstü’ itiraz, en geç 8 Nisan’da yapılmalıydı…

Süre geçti…

Benim de takip ettiğim, gibi AKP’liler eğer Maltepe Seçimlerinin sonunu bekledilerse, yine hata yaptılar…

Usulsüz davrandılar ve sayım bitmeden üç valizle birlikte itirazlarını yaptılar.

Sonuç ‘Usulsüzlük var’ denilerek, birleştirme tutanağı öncesinde itiraz yapıldığı için YSK Böyle bir karar alabilir…

Ama bu kendi fikrim…

Gerçek olan YSK’nın vereceğidir…

Belli ki, amaç İmamoğlu’nun kesinlikle mazbatasını almaması ve bir dakika da olsa resmen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmasını önlemek…

İmamoğlu buna ‘bavulların içinden tavşan çıkarmaya çalışıyorlar’ diyor…

‘olağanüstü’ itirazda yani ‘Tam kanunsuzluk hali’nin de dört şekli var, hem seçilen hem de seçenler için…

Anımsadığım kadarıyla, okur- yazar olmamak…

Bunun örneğini sanıyorum 20 yıl kadar önce Kahramanlarda görmüştük…

Roman mahallesinde seçimi kazanan adayın okuma yazma bilmediği iddia edilmişti.

Hâkim inceledi ve mazbatasını iptal etti…

Kayıtlarda vardır…

Seçim yenilendi…

En önemlisi ise dördüncü şık, yani ‘kısıtlı’ olmak…

Hükümlü olmak…

AKP’nin asıl itirazı da bu noktada…

Binlerce kısıtlının, hükümlünün, kamudan yasaklının oylarını kullanmaları…

Bu arada ben yine kanundan bir noktayı aydınlatayım:

Eğer böyle birileri varsa ve bunların sayıları seçim sonuçlarını değiştirmiyorsa, yani 15 bin kişiden fazlasalar seçim yenilenir aksi takdirde itiraz kabul edilemez…

Bunlar benim bildiklerim…

Fazlasını ve doğrusun hukukçular ve YSK bilir…

Bekleyelim bakalım neler göreceğiz, öğreneceğiz….

Bu arada vatandaşlar bana soruyor:

‘Seçim yenilenirse neden muhtarları, belediye başkanlarını da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ile birlikte yeniden seçmiyoruz.

Yani ya hep ya hiç sistemi…

***-

GÜNCEL

*-‘Önemli adım!’

 Mimarlar Odası İzmir Şube  Başkanı H.İbrahim Alpaslan,  Tarihi Elektrik Fabrikası’nın Büyükşehir Belediyesi mülkiyetine geçmesini sevindirici olarak niteledi

Alpaslan binanın kamunun elinden çıkmasına ve olası yıkım kararlarına engel olunması için verdikleri çabaların karşılık bulduğunu vurguladı

Kent merkezinde yer alan ve Özelleştirme İdaresi tarafından yeniden ihaleye çıkarılan, Tarihi Elektrik Fabrikası’nın 35 milyon TL bedelle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde kalması memnuniyet yarattı.

Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanı H. İbrahim Alpaslan, mimari özellikleriyle bir kent değeri olan Tarihi Elektrik Fabrikası’nın  çağdaş bir restorasyonla kamuya kazandırılması yolundaki çabalarının karşılık bulduğunu belirtti.

Alpaslan, ‘Yapının kamunun elinden çıkmasına ve olası yıkım kararlarına karşı restore edilerek kent hayatına kamusal bir işlevle katılmasını talep etmiştik ve uzun süredir mücadele ediyorduk. Şimdi bu sonucu ilk adım olarak görüyoruz’ diye konuştu.

Alpaslan,  Mimarlar Odası İzmir Şubesi ‘nin elektrik fabrikası için ‘İzmir Elektrik Fabrikası Ne Olmak İster?’ başlıklı ulusal öğrenci fikir proje yarışması başlattığını da hatırlatarak ‘Umarız bundan sonraki süreçte  gençlerin  hayallerini de göz önüne alarak  bina çağdaş bir restorasyonla, İzmir’in kültür ve sanat hayatına değer katacak projeye dönüştürülür’ dedi.

Mimarlar Odası İzmir Şubesi’nin genç mimarlara yönelik açtığı Elektrik Fabrikası fikir projesi yarışması sonuçları ise 15 Mayıs 2019’da açıklanacak.

*- 23 Nisan coşkusu başlıyor…

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bu yıl ANKAmall’un 20. yılı coşkusuyla birleşiyor; 20 Nisan’da festival başlıyor…

ECE Türkiye tarafından yönetilen Türkiye’nin en büyük alışveriş merkezlerinden ANKAmall’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bu yıl daha da coşkuyla yaşanacak.

20. Yılını kutlayan ANKAmall, bayram için çok özel bir festivale ev sahipliği yapacak. MinikaFest, Ankara’da ilk kez sevimli karakterlerini minik ziyaretçileri ile buluşturacak.

Çocukların yakından takip ettiği sevilen kostüm karakterler, teknoloji ve zeka oyunları, boyama alanları, gün boyu süren eğlenceler ile unutulmaz bir bayram yaşatacak MinikaFest, 20 Nisan’da başlayarak 23 Nisan akşamına dek sürecek.

İstanbul Muhafızları, Koyun Shaun, Littlest Pet Shop ve maceracı yüzgeçler,  festival için özel hazırlanan etkinlik alanında yeni konseptleri ile yer alacak. Teknoloji ve zeka oyunları ile çifte bayram yaşayacak olan çocuklar tanıştıkları kahramanlarla fotoğraf çekim alanında bu anları ölümsüzleştirecek.

Tüm yaş gruplarını kapsayacak festival,  her gün 13.00-19.00 saatleri arasında çocukları birbirinden renkli aktivitelerle ağırlayacak.