TEKNİK ADAM  ve TOKAT…

0
62
Mahmut Evren

Sekiz sezon süper lig…Beş yıl birinci lig düzeyinde top peşinde koştum…Milli forma giydim. On üç sezon antrenör ve menajer olarak sporcuların başında bir lider, bir abi olarak görev yaptım…

Hafta sonu TV de üç maç izledim. Hala kopamıyoruz…Ama orta sahada koşmadan top çevirmeye çalışıyoruz!..

İktisat 7-8 talebesi iken Altay a transfer edildim…Yani hem alaylı hem okullu…Hem futbolcu… Hem de teknik adam olarak sizinle, son günlerde kafama takılan bazı “ Sporcu-Teknik adam” sorunlarını paylaşmak istedim…

28 ocakta oynanan BANVİT-FB basket maçında…Bir mola sırasında FB hocası Obrodoviç Kaptan Melih e tokat atmış…F.Bahçe Banvit e yenilmiş…Oyunu izleyen anne ağlamış…

Arkadaşlar olacak iş mi bu?

…Yılllar önce oyundan aldığı bir sporcusuna kameralar önünde girişen yerli hocalar da gördük…Ayıp, günah, bence rezalet bu.

“Ben; Bir takımın başında bulunan teknik adamın oyuncusuna asla kırıcı ,küçük düşürücü sözler kullanmasını, küfür etmesini…Hele hele tokat atmasını asla onaylamadım…”

“Eğitim de, antrenman da, maçta bu tür davranışlar bence çakma, kolay ve de çağ dışıdır.”

…Ben Altay da oynarken askerliğimi iki yıl Menemen Asarlık köyünde yd.Sb. öğretmen olarak yaptım…Hocaydım yani?…Hiç derslere gelmeyen Muhtarın çocuğunu okulda bıraktım!…

İnanın hiçbir talebeme tokat atmadım. Adil oldum. Asla hile ve torpil işletmedim!..

Okul müdürü idim. Köy harcamalarını iktisatçı yönümle inceledim. Kafama yatmayanları imzalamadım…Yani taa o yıllarda okul hocası iken  tokatçılığın her çeşidini engelledim…

…O tarihten beri, şu an moda olan  her türlü “Tokatçıları hiç sevmem…”

Okulda olsun…Sahada olsun bence bilgi, sevgi ,saygı ve de tatlı sertlikle o guruba söz geçirmek önemli…Sopayla değil…Adaletle iş görmek gerekir. Benim eğitim formülüm buydu.

“Bir teknik adam ise, takımını maça hazırlar; Beden ve moral gücünü…Teknik taktik becerilerini…Organik ve psikolojik yüklemelerle olumlu hale getirir…Takımını seçip sahaya çıkarır. Yenilirsen dayak yok be kardeşim….Oynatmazsın…Eğitmeye çalışırsın…Olmazsa yollarsın…”

“…Hafta sonu seyrettiğim Beşiktaş ın Karabük  galibiyet maçında Talisca nın gol sonrası Şenol Hocaya koşup diz çöküp kucaklaması beş yıldızlı bir duygu yarattı bende…Tebrikler hocam….”

Ne güzel bir Hoca-Futbolcu resmi bu değil mi?…Şenol hoca hem alaylı hem okullu…Her türlü hocalık var onda biliyorum!…Dayılıkla da hiç işi olmaz biliniz..Başarılarının devamını diliyorum.

Şenol Hocamız dan laf açılmışken… O nun yanında hocalık stajı geçiren, Göztepe nin teknik direktörü Tamer kardeşime bir diyeceğim olacak;

… Tamer Hoca beni inanın şaşırttı. Hiç ummamıştım bu güzelliği …İzmir adına teşekkürler kardeşim…Ancak staj konusunda konuşmalarınıza dikkat etseniz iyi edersiniz derim!..

…Jahoviç için ise üzgünüm. Ama iktisatçı yanımla gidişini yüzde yüz onayladım…

Ancak; Gazetelerde ki bir demecinde, “Jahoviç i arıyormusun ?”  sorusuna, “Telefonla arıyorum” demek,  spora emek verenlere, espriyle karışık vefasızlık olmaz mı?

…Benim nüfus kaydım  Fatih Atikali…Orada Vefa stadı da var. Vefa bozasıda…Ben onlardan bahsetmiyorum…“Jahoviç olmasaydı bence Göztepe buralarda olamazdı.”

Bir ay önce 1967 Türkiye kupa finali toplantısında idim…Bende oynamıştım o maçta…Altay –Göztepe saygıyla buluştu…İnşallah tüm nesiller bu yolda giderler…Ama çok zor!

Neden mi? Üç ay önce “Futbolda soygun ve sömürü” kitabını okudum…”Tokatın kralı orada!..” Pazar gazetesi de üzerine tuz biber ekti… Bana bu satırları yazdırdı.

“ Artık tokatçıların her türünden uzak durmak istiyorum.”

Son olarak gençlere bir tavsiyem olacak; “Daima iyiyi, güzeli, doğruyu arayın…Çok okuyun…Çok çalışın…Ve de aman tokatçılara yaklaşmayın…”

Tüm spor dostlarıma ve de tüm ülkeme sağlık, huzur, özgürlük, barış dolu bir yaşam dileklerimle saygı ve selamlar…