Son 2 yılın ‘yılan hikâyesi’

0
52

 

Hakan Kanber

Zorunlu Trafik Sigortası fiyatlarının adeta ‘teröre’ dönüşmesindeki süreç, ikinci yılına girdi. 2016 yılının başlarıydı. Birden bire yüzde 500-600 zam gelmişti trafik poliçelerine.

Ne olmuştu? Niye olmuştu? Durup, dururken nereden çıkmıştı bu fahiş fiyatlar?

Bilen yoktu.

Her kafadan bir ses çıkıyordu. Ama ne araç sahiplerini tatmin edecek bir açıklama vardı ne de muhataplarından tek bir ses, tek bir nefes…

Arada sırada; cılız, oldukça karmaşık beyanatlar veriliyordu…

Ama tatmin etmiyordu.

300-400 liralık sigorta poliçeleri 2 bin liralara satılıyordu. Çaresiz yurdum insanı, buna da “eyvallah” demiş, kuzu kuzu yaptırıyordu aracının sigortasını.

 

“MAL BULMUŞ, MAĞRİBİ” GİBİ

 

“Köpeksiz köyde, değneksiz geziyor” atasözümüz, manzarayı umumiyeye “cuk” oturuyordu.

“Mal bulmuş, mağribi” misali olan sigorta firmaları; bu sınırsız, alt ucu kapalı, üst ucu sonsuza kadar uzanan zamlı fiyatları; dayadıkça dayıyorlardı milletin burnuna…

Sosyal medya dâhil bütün medya organlarında trajikomik haberler çoğalmıştı. 3 bin liralık, eski model aracının 2 bin liralık trafik sigortasını yaptıramayan vatandaşların haberleri süslüyordu her yanı.

Haber başlıkları, güldürürken düşündürüyordu: Sigorta poliçesi fiyatına satılık vasıta…

2016 yılının tamamı neredeyse böyle geçti. Sonra yılın son günlerinde yapılan bir açıklamayla; vatandaşın tüm sigorta firmalarını aynı anda görüp, fiyat alacağı bir havuz sistemi ihdas edildi. Bu uygulama; güya rekabetçi bir durum yapacak ve fiyatları aşağıya çekecekti!

Beklenti buydu.

Tam anlamıyla başarılı olmadı, olamadı. Büyük küçük tüm şirketler, yine bildiğini okuyordu. Sanki ağız birliği etmişlerdi. Belirsizlik, sürüyordu.

Şikâyetler, ayyuka çıkmıştı.

 

“UCUZ” SÖYLEMLER

 

Fiyat veren şirketler, iyice saçmalamaya başlamış, birbirini tutmayan söylemlerle “ucuz” poliçenin yollarını “ucuz” yollarla tarif etmeye, vaziyeti kurtarmaya çalışıyorlardı.

“Araç sahibinin yaşı” falan diyorlardı.

Yılı kazasız geçiren aracınızın poliçesinde indirim beklentisi boşa çıkıyor, ipe sapa gelmez açıklamalar duyuyordunuz.

Tüm bunları, milyonlarca araç sahibinden biri olarak ben de bire bir yaşadım. Hatta şirketin biriyle aramızda ilginç de bir diyalog geçti. Aracım, kızımın üzerine kayıtlıdır. Şirket yetkilisi bana; yaşı oldukça genç olan kızımın yerine daha yaşlı birinin üzerine aracımı yaptırmamı sonra da sigorta fiyatı almamı öneriyordu. Böylece fiyat, bayağı aşağılara düşüyormuş. Ben de sordum:

-Babaannem 90 yaşında, o olur mu?

-Olur.

-Ama onun ehliyeti yok. Bunu nasıl takip ediyorsunuz?

-… (Cevap alamadım.)

 

BÜYÜYEN, İŞTAH AÇICI PASTA

 

Mevzu büyük. Her geçen saat büyüyen pasta, ondan da büyük…

Şubat 2017 verilerine göre; Türkiye’de trafiğe kayıtlı 21 milyon adet irili ufaklı araç bulunuyor. Ve bu sayı; her ay, hatta her saat artıyor.

Zembereğinden boşalan trafik sigortası fiyatlarının “makul” seviyelere geri çekileceğine olan inancım, hiç yok. Bu iştah açıcı, büyük pastadan bütün sigorta şirketleri, en büyük parçayı koparıp, yutmak için inanılmaz komplikasyonlara giriyorlar.

Hükümet, bu kördüğümü çözmek için tam da 16 Nisan referandumu öncesinde bir karar aldığını açıkladı. Söz konusu kararı içeren haberin detayları, adeta “itiraf” niteliğinde… Sigorta şirketlerine “iyi niyetli” davranılmış ama istenilen sonuç alınamamış!

 

***

 

Basına servis edilen haberde, şunlar anlatılıyor: (Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Hazine Müsteşarlığı’nca, sigorta sektörü lehine atılan bütün iyi niyetli adımlara rağmen, zorunlu trafik sigortası primlerinin makul fiyatlara düşmemesi nedeniyle tavan fiyat uygulanması kararı aldıklarını açıkladı. Hazine’nin sektörü rahatlatmak ve yapısal sorunları çözmek amacıyla önemli kanuni düzenlemeler yaptığını anımsatan Şimşek, yasal düzenlemelerin ardından primlerin bir miktar düştüğünü ancak yeterli iyileşmenin sağlanamadığını kaydetti.  Şimşek, “Vatandaşın mağduriyetinin önlenmesi amacıyla primlerde tavan fiyat uygulanmasına karar verdik” ifadelerini kullandı.)

 

***

 

Şimşek’in açıklamalarının yorumunu ve “tavan fiyat” uygulamasının piyasaya nasıl yansıyacağının cevabını; siz değerli okurlarımızın takdirine bırakıyorum.