SİLİK YIL VE BADEM RENGİ

0
44
Ünal Tümin

Haydi hayırlısı; “yeni yıla” tam üç gece sonra gireceğiz…

İsterseniz “yılbaşı” nı kutlamamıza sayılı saatler kaldı de diyebilirsiniz…

Kısacası, geçen bir yılda, yani 2017′ de umduğunu bulamayanlar 2018′ i iple çekmeye başladılar…

Benim için, hatta ülkem için 2017′ nin pek mutlu geçtiğini söylemem mümkün değil! İşte bunun içindir ki, 15 gün önceki yazımın başlığını da “silik bir yıl” diye atmıştım.

Aslında buna itiraz eden de olmaz sanırım. Öyle ya, Pahalılık, işsizlik, hırsızlık, sahtecilik, trafik magandaları, tacizler, bizi canımızdan bezdirmedi mi?

Adettendir; basın-yayın organları yılbaşı gelince başta sanat, siyaset , spor olmak üzere tüm alanlarda geçen yılın “enlerini” sıralar, ünlü astrologların da yeni yılın ülkemiz ve dünyamız için neler getireceği konularındaki çarpıcı görüşlerine yer verirler…

Özellikle Tv. ekranlarından takip ettiğimiz Nuray Sayarı, Şenay Yangel, Metin Kiraz, Rezzan Kiraz , Filiz Özkol vd. gibi uzmanların “aşk- para” dışında dünya ahvali üzerine yaptığı öngörüşleri ile pek çok konuda isabet kaydetmişlerdi. Örneğin  üç büyük şehrimizden iki tanesinin belediye başkanın değişeceğinden, hatta Hükümetten dört Bakanın gitmesine,yerlerine sürpriz isimlerin geleceğinden tutun büyük Londra yangını ve şehirdeki terör olaylarının yanı sıra Barzani’ nin hayallarine ulaşamayacağına kadar yazmamışlar mıydı! Daha da ileri giderek “Trump‘ın İslam düşmanı ve kendinden olmayan herkesten nefret eder tavrı, ilk önce ve en başta Amerika‘nın başına belalar açacak. Dünyaya ektiği rüzgar tohumları fırtına olarak kendine geri dönecek.” gibi iddialı lafları tutmadı mı!

***

Bakın şimdi gazete sayfalarında, Tv ekranlarında 2018 için neler yazılacak, neler!..

Malum bizler “Fala inanma, falsız da kalma!” deriz ama, yine de falımıza baktırmadan edemeyiz!.. Bazıları da “şarkılardan fal” tutarak tatmin olur değil mi?

Ülkemizde öyle şeyler oldu ki; pes doğrusu demekten de kendimizi alamadık!

Tuz kokar mı? Vallahi tuz yerine İstanbul’ un Tuzlasını kanalizasyona sorumsuzca bırakılan kimyasal atıklarla kokutarak onlarca insanı hastanelik etmedik mi? Hatta buna “bile bile zehirledik” ve “cinayete teşebbüs” diye başlıklar attık. Yine bu milletin kınalı kuzularına, asker ocağında kuzu eti yerine eşek ve at eti yedirerek ölümle karşı karşıya getirmedik mi?

Hatta muhalefetin dediği gibi “Sudan’ dan bir ada alıp restore edeceğimize Yunanistan ‘ın 18 adaya yerleşip mangal yapmasına” niye sessiz kaldık?

* * *

Yeni yılla girerken modacılarımız her yıl olduğu gibi bize sunacakları kıyafetleri ve de renkleri lanse etmeye hazırlanırken siyasi iktidar da, onların önüne geçmez mi!

Evet 696 sayılı KHK ile birlikte tutuklu ve sanıklara tek tip kıyafet giydirilecek. Buna göre İşyurtlarındaki mahkumlarca üretilecek “badem kurusu” rengindeki kıyafetler FETÖ sanıklarına giydirilecek.

Bakalım “Badem bıyıklılar” bıyıklarını boyadıkları  rengin FETÖ cü sanıklara giydirilmesine ne tepki verecek!

Ben şahsen dini alet eden dünyayı cehenneme çeviren bu sapıklara bu göz boyacılarına karşı verilecek ceca ve renklere karşı değilim.

Aslında “cambaza bak” politikası ile dikkatinizi buraya çekip bu fırsattan yararlanarak tüm cezaları halkımıza layık görenlere karşıyım.

Alın size yeni yılda giydirilecek cezaların başında gelen trafik cezaları ile son bir haber vereyim:

Trafik cezaları 2018’de, Maliye Bakanlığınca belirlenen yeniden değerleme oranına göre yüzde 14,47 zamlı olacakmış!

Eh artık gelecek zam ve ceza yağmurundan Allah hepimizi korusun!..

Evet, pazar gece yarısı 2018′ e girerken iyi haber  ve kötü haberi adeta tek yönlü köprüden geçireceğiz.

***