İsraf toplumu
3 Mayıs 2017
Burhan ÇINAR (46 haber)
Paylaş

İsraf toplumu

Burhan Çınar

Şu yukarıda gördüğünüz fotoğrafı bu sabah çektim. İki garip, sabah 6,30- 7.00 sularında ısınarak uyumaya çalışıyor.

Üçkuyular Fahrettin Altay Meydanında ki bu tablo hayata dair bir şeyler söylüyor elbette.

Üzücü ama gerçek olan bu görüntülerin sayısı gün geçtikçe atıyor. Sizce bu insanlar için bir şey yapan var mı?

Mesela İzmir Valiliği ya da ilçe ve büyükşehir belediyesi bu ihtiyaç sahibi insanlar için ne yapıyor?

Soğuk havalarda büyükşehir belediyesinin bir takım çalışmaları olduğunu biliyoruz. Ancak yeterliliği tartışılır.

Peki toplumun bakışı ne dersiniz?

”Aman şuradan geçmeyelim, yolu uzatalım diyenler” mi ağırlıkta, yoksa yardımcı olmaya çalışanlar mı?

O beğenmediğimiz kiliseyi ele alalım. Bir keresinde Paris’te dolaşırken görmüştüm. Devasal bir katedralin önünde evsizlerin oluşturduğu bir kalabalığı görünce merak edip ”Ne oluyor acaba burada’‘ diye adımlarımı bu topluluğa yönlendirdim.

Bazılarının Türkçe konuştuğuna şahit olduğum evsizlere Fransa’daki kilise yemek dağıtıyordu.

Gavur İzmir’de 2016 yılı verilerine göre 1864 tane cami var. Peki siz bir caminin önünde alayı şova dönük lokma yerine adam gibi ihtiyaç sahiplerine yemek dağıtıldığını gördünüz mü?

Kur’an’da akabe diye bir kavram var. Aslında arapça anlamı dik yokuş demek.

Ama Yaradan akabenin ne olduğunu sana bildiren nedir? diye soruyor. Bu kelimeyi; birini özgürlüğüne kavuşturmak, açlık- kıtlık zamanlarında bile ezilmiş, boynu bükük bir yoksulu ya da bir yetimi doyurmak, sonra da iman eden ve birbirlerine sabrı öneren, merhameti öneren kişilerden olmaktır diye Allah açıklıyor. Beled 12-17

Yokluk zamanında bile ihtiyaç sahibi biri için adım atmaktır o dik yokuş…

Yani diyanet ve cami görevlisi imamların hiç bir mazereti kalmadı. Ne İzmir Valisinin ne de belediye başkanlarının bu duyarlılıkla baktıklarında sığınabilecekleri bir yer yok!

Sadece belediyelerin kültür bütçelerinin 5’te biri boynu bükük yoksulların doyurulmasına harcansa İzmir’de aç insan kalmaz.

Bu sokakta yaşayan ve sayıları her geçen gün artan insanlar buz dağının sadece görünen yüzü.

Her şeyi devletten beklemeyin denir, bence çok doğrudur.

O beğenmediğimiz burnu havada İngilizlerin BBC kanalını izlemeyi seviyorum. Tonla belgesel çekip insana ve kainata dair muhteşem sunumları var.

İşte o vurucu belgesellerin içinde bu tip konulara değinenlere de şahit oldum.

Yahu adamlar basit bir dernek kurup evlerinde yemek pişirip sokakta insan arıyor.

Tevazuyla yaklaşıp hiç tanımadıkları bazense uyuşturucu kullanan tiplere yaklaşıp bir tas çorba veriyor, halini hatırını soruyor.

O kişileri insanlığa kazandırmak için çare arıyorlar. Bu bizde örneği olmayan STK’lar yeri geliyor evsizlere barınak ayarlamak için ön ayak oluyor. Bir çok kere de iş bulabilmeleri için çaba sarfediyor.

Siz İzmir’de herhangi bir derneğin bu işlere girdiğini gördünüz mü?

Muhtaç insanlara, ihtiyaç sahiplerine, yaşlı ya da engellilere yönelik bu tip iş, oluş ve eylemi hayata taşıyan kim var?

2014 senesi verilerine göre İzmir’de 4 bin küsur dernek var. Aynı tarihlerin İzmir nüfusuna göre 1028 kişiye bir dernek düşüyor!

Her ne halta yarıyorlarsa…

Ülke genelinde ise kendilerini İslami perspektifte tanımlayan kimileri, Afrika’da kuyu açıp bir de övünmenin peşinde…

Peki kentinde, kapılarının önünde aç, sefil miskin (Açlıktan midesi yapışmış, hiç bir şey yapmaya dermanı olmayan) insanlar varken nereden çıktı bu Afrika sevdası? Kardeş senin önceliğin neresi?

Yoksa herkes bir şeyi sömürüp insanların bu hassas durumlarını çıkar amaçlarına konu etmenin yoluna mı düştü?

Acı ama gerçek durum kritiği bu…

Gavur dik yokuşu koşar adım çıkmanın peşinde. Bizde ise sanki yokuşun başında durup işaret parmağımızla zirveyi gösterip övünüyoruz.

Bu arada kimse ne yokuşa ne de zirveye bakıyor. Görülen sadece işaret eden o el.

İnsanların sokak hayvanları kadar değer gör-e-mediği bir kentte herkes kendini sorgulamalı.

Kaybetmek çok kolay. Ama zor olan o dik yokuşu tırmanıp insan kazanmaya odaklı bir anlayış.

İşte size hayaller ve gerçekler…