Hoşgeldin Ramazan!

0
12
Burhan Çınar

Sizce bugünlerde din sunumu yapanların ne kadarı sevgili peygamberimize benziyor. Kur’an’ın buyurduğuna göre O, bizler için “rol model”. Peki Allah Resulü, şayet bugün yaşasaydı karşılaştığı manzara karşısında ne yapardı? Sevgili peygamberimizin Abdullah’ın oğlu Muhammed’den, Allah Resulü Hz. Muhammed’e dönüşen hayatında ona yol gösteren vahiy, yani Ku’an’dır..

ilk vahiy kelimesi, “oku” emriydi. Siyer kaynaklarına göre dönemin ticaret şehri olan Mekke’de yaşanan hayatın riyakarlığı ve adaletsizliğinden bunalan sevgili peygamberimiz Hz Muhammed, ortamdan uzaklaşmak için Nur Dağı’na gidiyordu.
Ümmi olan, yani Kur’an’i anlamıyla diğer kutsal kitaplarla ilgili bir entellektüel
bilgisi olmayan peygamberimize ilk vahiy olan Alak suresinin ilk 5 ayeti nail oldu:
Yaratan Rabbinin adıyla oku/ çağır!
İnsanı, embriyodan/ilişip yapışan
bir sudan/sevgi ve ilgiden/husûmetten yarattı.
Oku! Rabbin Ekrem’dir/en büyük cömertliğin sahibidir.
O’dur kalemle öğreten!
İnsana bilmediğini öğretti.

Peygamberimizin korktuğu, endişe ettiği hadis kaynaklarında ifade ediliyor. Acaba peygamberimizden okunması istenen neydi?
Oku – ikra emri o anda neyi kapsıyordu?
Siz bugünkü deizm çığırtkanlarına, ya da idris görünümlü iblisleri bir kenara koyun.
Kur’an insanın başı boş bırakılmadığını Kıyame suresi 36-40 ayetlerinde şöyle buyurur:
İnsan, başıboş bırakılacağını mı sanıyor?
O, dökülen meniden bir sperm değil miydi?
Sonra o, bir çiğnem et oldu da Allah onu yarattı, ardından düzgün bir şekle ulaştırdı.
Nihayet ondan iki çifti, erkeği ve dişiyi vücuda getirdi.
Peki bunu yapan, ölüyü diriltmeye güç yetiremez mi?

Başı boş değiliz, yani bir takım kurallara tabiyiz. Bu kurallara verdiğimiz tepki ahiret yurdunda, bir daha yaratıldığımızda ödül ya da cezayla buluşacak.
Yine Kur’an 3 şeyi okumamızı buyurur.
İlki Kur’andır, ikincisi insan kitabı ve üçüncüsü kainat kitabıdır.
Oku emrinin karşılığı aşkın bir yaradıcının yarattığı eserin muhteşemliğidir.
Bir arının kanadından uzayın hareket ve görüntüsüne, doğanın müthiş değişiminden ölü toprağı yaran tohumun yükselişini anlamlandırmaktır.
İnsan kitabı ise “akıl-irade-vicdan” sahibi ayrı bir kainat olan bireyin ta kendisidir.
Hem fizyolojik hem de fikirsel bazda üreten, düşünen, sanata, müziğe ve bir çok konuya imza atan insanın öyküsüdür.
Tabiri caizse, bir ressamın yaptığı tabloyu görüpte bunu tesadüfe bağlamak sizce mantıklı mı?
O resmi illaki bir insan yaptı. Ya da arkeolojik kazılarda bulunan eserleri görüpte, bunları da tesadüfe, rastgeye bağlamaktır inkar.
Bu gözle kafanızı kaldırıp okumanızı yapın!
Bu mantıksal çıkarımları yapıp yaradıcıya inanıyorsanız, o Yaratan’ın neden insanla iletişime geçmeyeceğini düşünebilir misiniz?
Siz bağnazlık yapanları aşın. Kur’an’a yönelin. Kur’an gün gelir sizi astrolojiden, tarihsel verilere gün gelir göz yaşlarıyla iç hesaplaşmanıza kadar götürür.
Allah, her insana fıtrat vermiştir.
Ortak insanlık değerlerinin yanı sıra tevhidi yani tek olan yaradıcıya imanı da bunun içinde düşünebiliriz.

O tek olan yaradıcıya inanç ilk insandan sonuncuya kadar sürecek.
Bu geçici dünya hayatında ölçüyü arayan, içindeki huzursuzluk ya da sıkıntıdan kurtulmak isteyenlerin tek çaresi Kur’an’a bir ömür verme gayreti içine girmeleridir.
Sevgili peygamberimize şahitlik ve iman Kur’an’a imandır.
Enfal Suresi 29’uncu ayet furkanı şöyle tanımlar:
Ey iman sahipleri! Eğer Allah’tan korkarsanız, Allah size hakla bâtılı/ iyiyle kötüyü ayırma gücü verir, kötülüklerinizi örter. Allah, o büyük lütfun sahibidir.

Furkan hem Kur’an’ın Kur’an’daki isimlerinden biri hem de hakla batılı ayırt edebilme özelliğidir.
Ne kadar Kur’an’ı okur, anlama ve yaşama çabası içine girersek, Allah bize o özelliği bahşedeceğini buyuruyor. Kur’an’da aklı kullanma ve düşünme çabasına işaret eden
yüzlerce ayet var. Bu okuma meal ve tefsir üzerine olursa bizce çok daha başarılı olur.
Aksi halde bit pazarı masallarını aktaran tiyatroculara taş çıkaran sunumları yüce Allah’ın buyruğu sanabiliriz.
İşte bu gözle bakıp, ramazan ayının hakkını vermeli insan. Bir sureyi bile okuyup düşünmeden ramazanı kapatmak müslümana yakışmaz.
Rabbim Ahiret yurdunda aileleriyle birlikte neşe içinde gülüp, kitabı sağından verilen ve ödülle buluşan kullarından olmayı nasip etsin. Siz gönlünüzü Kur’an’a açın asla yarı yolda kalmayacaksınız. Yeter ki anlama, düşünme ve asıl önemlisi yaşama çabası içine girelim.
O yüzden:
Hoşgeldin Ramazan!