GEZ BUCA’ YI GÖR KAYNAKLARI

0
40
Ünal Tümin

Sanırım “mühür kimde ise Süleyman odur” atasözünü günlük yaşamımızda kullanmayan yoktur. Yani “bir işte kime yetki verilmişse, baş odur” denilmek isteniyor. Devlet yapımızın en uç noktaları olan mahallelerde, köylerde  insanların doğumdan, ölümüne kadar idari işlemleri hep “muhtarlar” ın mührüyle resmileştiğinden olacak, “mühür kimde ise muhtar odur” denilmeye başlandı…

Seçimle işbaşına geldikleri ve kaymakamlara bağlı oldukları için muhtarlar önemli kişilerdir. Şahsen onlara sevgi ve saygı duyarım. Hatta, köylere gittiğimde ilk onlarla tanışır, sohbet ederim. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Eroğan da, Sarayında onları toplamayı çok önemser. Ama bizim İzmir Hatay Çankaya mahallemizin muhtarı Metin Bekar nedense Saray’a davet edilemeden vefat etti. Şimdi kızı onun görevini yürütüyor. Saray’ı görür mü, görmez mi bilemem!

* * *

Takdir ettiğim ve hizmetlerini büyük aşkla yapan Buca’nın Kaynaklar Muhtarı sevgili Erhan Şen‘i bu haftaki köşeme davet edip sizlerle tanıştırmak istedim.

Aslında o, sonradan olma değil aileden “icazetli” ve de “liyakatlı” bir muhtar. Kaynakların köklü ailelerinden… Baba dedesi köyün ilk muhtarı… Deddesi, babası, amcaları Kaynaklar’a ilk suyu, elektiriği , yolu hizmeti getiren kişiler olarak tanınıyor.

Ben Bucalı dostlarla, zaman zaman bir doğa harikası olan Kaynaklar’a gider Nif dağı’nın eteklerinde gürül gürül akan Gürlek çayının çıkış noktasına çıkar, o sesle ruhumu, ormanın derinliklerinde gözlerimi dinlendiririm.

49 Yaşındaki Erhan Şen, 2 dönemdir muhtarlık yaptığı eski adı “Tahtalı” olan, Beş bin nüfuslu Kaynaklar köyün kuruluşunun 1570 yılına, 2. Selim dönemine rastladığını belirtek şöyle diyor: “Köyümü, köy halkımı çok seviyorum ve Kaynaklar’a hizmet etmeyi bir ibadet addediyorum. Sorunlarımız büyük. Rantçıların hedefi haline gelen Kaynaklar’da doğayı korumak boynumuzun borcudur. Tehdit ediliyorum, iftiraya uğruyorum. Ormanların ve Devlet arazilerin korunması için verdiğim mücadele için darp ediliyorum ama asla yılmıyorum. Tarafsız Türk yargısına ve hukuka inanıyor, saygı duyuyorum.”

Şen, bir marka haline gelen Kaynaklar’ın güzel bir geleceği olduğunu, bu güzel geleceğin dizayn edilmesinde kendisinin de alın terinin yer alacak olmasının heyecan verici olduğunu ifade ediyor. Son sözü de şöyle: PTT’miz yoktu getirttik. Şimdi, iki beklentimiz var. Birincisi itfaiye noktası, ikincisi Acil 112 istasyonu.”

Gittim, gördüm, biliyorum; Özellikle yoğun bir düğün salonu bölgesi olan Kaynaklar’da tıkanan trafiğin sağlık ve yangın alanlarında yaratacağı sıkıntı, telafisi büyük yaralar açacaktır. Bunun önlenmesini ben de bekliyorum…

**********************************************

ÖRNEK MUHTAR 

ERHAN ŞEN’DEN NOTLAR

KAYNAKLAR’IN  TARİHİ

*Eski ismi tahtalı olan kaynaklar çok eski bir köy 1570 yıllarda 2. selimin tahtta olduğu dönemde osmanlının tahrir defterlerinde ismi yaya çiftçiliği olarakda geçmektedir ( kaynak: ismail döver Buca Tarihi Üzerine bir araştırma 2010 yılı bitirme tezi), 1950 yıllarda Dönemin Muhtarı Osman Avcı sularının bol olması nedeni ile Tahtalı ismini Kaynaklar olarak değiştirmiştir.

*Kaynaklar’ın kaynak suyu Gürlek köy merkezine yaklaşık 4-4,5 kilometre uzaklıktadır.

*Kaynakların toplam nüfusu beş bine yaklaşmıştır.

*Geçim Kaynağı 1990 yılına kadar tütüncülük iken o yıllardan sonra yeni yetişen nesil şehre yakın olması nedeni ile sanayide ve işletmelere giderek geçimini sağlarken son zamanlarda Kahvaltı salonlarının açılması ile büyük bir iş imkanı oluşturmuştur.

*Diğer yandan Tarihi bin yıllık Çınarların bitişiğinde Muhtarlığımız tarafından kurulan, köy hanımlarının aile ekonomilerine katkı sağlasınlar diye el emeği göz nuru ürünlerini Köy Pazarından cumartesi ve pazargünü satışa sunmaktadırlar.

*Annemin babası anne dedem, Aksekili Gazi İsmail Kahya 1910 yıllarda askere gitmek için Akseki den çıkar ve sonra çanakkale savaşına katılır Mustafa Kemalin askeridir. Dört yıl Çanakkale de savaşır ve ardından Kurtuluş Savaşı başlar, Kurtuluş savaşı’da on yıl sürer toplam 14 yıl savaşır. Gazi Dedem 26 Ağustos ta başalayan büyük taarruzda süvari birliğinde İzmirin Girişi Belkahveye gelir İzmiri düşmandan temizlemek için gelen Ordumuzun başında Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK Fahrettin Altay Paşa ve Yüzbaşı Şerafettin vardır. Fahrettin Altay Paşa ve Yüzbaşı Şerafettin Belkahveye gelirler. bunları ben annemden duydum. İzmir’in kurtuluşunda türk ordusu İzmire iki koldan girerler biri Bornova üzerinden girerken diğeri çevre köylerimiz olan Vişneli doğancılar Kırıklar ve Kaynaklardan geçer Kaynaklardan geçerken bir taş köprü vardır daha sonra bu köprünün ismi ulu yol olarak değişecektir üzerinden Türk Ordusu geçtiği için. dedem gazi İsmail Kahya köprünün üzerinden geçerken içinden şöyle geçirir hele şu vatanımızı düşmandan kurtaralım, savaştan sonra geleyim buralara yerleşeyim buralar çok güzelmiş diye içinden geçirir, daha sonra düşmanı denize dökerler ve Konak’taki hükümet binasına göndere Şanlı Bayrağımızı diken birliğin içindedir gazi dedem. Annem “Oğlum Devlet dedene aylık bağlayacaktı savaştığı için. Ama Deden ‘ben para için savaşmadım’ diyerek kabul etmedi’ dediğini annemden defalarca duydum.

Savaş biter, gazi dedem Kaynaklar’a gelir, nenem Emine hanımla evlenir ve bu evlilikten iki kızı olur. Annem Münire Şen ve teyzem Ayşe Zorlu. Gazi dedem 1952 yılında vefat eder, kabri Kaynaklar köy mezarlığındadır…

*Yıllarca çiftçilikle uğraştık. Toprağın; bize sunduğu nimetin farkındayız. Toprağın, bizi bereketlendirdiğini, doyurduğunu biliyoruz. İki dönemdir Kaynaklar’da muhtarlık yapıyorum ve bu anlamda özellikle doğanın korunması adına büyük çaba sarfediyorum. Aynı zamanda Buca Çiftçi Mallarını Koruma Meclisi Başkanlığı yapıyorum ve doğasever Meclis üyesi arkadaşlarımla, bir doğa harikası olan Kaynaklar’ı korumak adına gece gündüz çalışıyoruz.

*Tahtalı Barajı’na ilk suyunu veren Gürlek’teki suyu şişeleyip pazarlamak isteyen ve köyü susuzluğa, doğayı kurumaya mahkum etmek isteyen lerle yaptığımız savaşı kazandık, köye taş ocağı kurmak isteyen güçlerle , bütün köy halkı elele verip mücadele ettik. Ormanları işgal edip rant peşinde koşan rantçılara, hayatımızı tehlikeye atarak karşı koyduk.Hem muhtarlık, hem de Çiftçi Mallarını Koruma Meclisi olarak, mahalle statüsünde olan ve bir marka köy yaptığımız Kaynaklar’ı çevre adına tehdit eden bütün unsurları bertaraf ettik.İzmir Valisi Sayın Erol Ayyıldız’ın ve Buca Kaymakamı Sayın Fecri Fikret Çelik’in esirgemedikleri destekleri bana ve ekibime güç vermiştir.

*Köyümüzle özdeşleşen bin yıllık tarihi çınar ağaçlarımızı; Büyükşehir belediyesi ve Ege Üniversitesi’nin ortak çalışması ile elden geçirip budadık, bakımını yaptırdık, ömrünü uzattık. Köye kanalizasyon getirilmesine, yollarımızın kilit taşla dtöşenmesine vesile olduk.

*Kaynaklar’da doğup büyüyen Buca Belediye Meclisi Üyesi, amca oğlum Sayın Arif Şen’in de katkıları ile köyü kalkındarma konusunda önemli projeler oluşturduk. Bademler’den sonra Kaynaklar’da; oynadığı oyunları ile çevre sorunlarını dile getiren Türkiye’nin ikinci köy tiyatrosunu kurduk. Bir yıllık faaliyetlerimizi de yansıtan yaklaşık 190 sayfalık tamamı renkli Kaynaklar Dergimizin 7’inci sayısını yayınladık ve bu dergisi bedava dağıttık.

****