Dolar, doluyor

0
65

 

Hakan Kanber

Başbakan Binali Yıldırım’ın finans tarihine geçen sözüydü: “Dolsa ne olur, dolmasa ne olur?”

Türkiye adına “dolmasa” iyi olur tabi ki.

Ama “dolarsa” çok kötü sonuçlar doğuracağını düşünmemek/öngörmemek, safdillilik olur.

Ve Dolar, ne yazık ki “doluyor”

 

***

 

Kuru, yabancıların/dış mihrakların yükseltmediği ortaya çıkmış durumda.

Döviz kurunun her artışında, iktidar çevrelerinden hep aynı görüşler geldi ve geliyor:

“Yabancılar Türkiye’ye ekonomik savaş açtı!”

“Döviz kuru üstünden spekülatif işlemler yapılıyor!”

“Türkiye’ye karşı düşmanca bir tutum içinde olan çevreler var!”

 

***

 

Bu yollu açıklamalar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleriyle zirve yaptı. Erdoğan, Dolar yatırımı olanları, eli silahlı teröristlerle aynı tanımın içine sokmuş, şunları söylemişti: “Elinde silahı olanla elinde Dolar’ı, faizi olan teröristin amaç olarak hiçbir farkı yoktur. Amaç Türkiye’yi teslim almak, hedeflerinden uzaklaştırmaktır. Bunun için döviz kurunu bir silah gibi kullanıyorlar.”

Sokaktaki vatandaş, özellikle de AKP tabanlı olanlar, kur artışında “yabancı” parmağı olduğu tezini çok sevdi ve inandı.

 

***

 

Yapılan çağrılar ve yukarıdaki açıklamalara kani olan vatandaşın “milli” duyguları tavan yaptı. “Zula”sını patlatan, soluğu döviz bürolarında aldı. Elindekini, avucundakini bozdurdu. Finans çevreleri, bu durumu “okyanusa, damlalıkla bir damla bırakmaya” benzetiyorlardı. Dedikleri gibi de çıktı. Nafileydi. Realite değişmiyordu bir türlü. Değiştiremiyorlardı…

 

***

 

İşin aslının siyasilerin açıklamalarına ters düştüğü; iç ve dış finansal resmi rakamlarla her gün bir başka alanda ortaya çıkmaya başladı.

En önemlisi; yabancı yatırımcı Türkiye’ye yatırım yapmıyor. Türk Lirası, dünyadaki ülkelerin büyük bir bölümünün para birimlerinden ayrışmış durumda. Sürekli değer yitiriyor.

Meclis’teki Anayasa değişikliği üzerinde yapılan görüşmelerle iyice gerilen finans ortamı, işin adeta tuzu-biberi oluyor.

İç piyasayı, uzun uzun anlatmaya gerek yok. Esnaf, ücretli, sanayici yükselen kur altında her gün kan kaybediyor. Çarşı, pazar alev alev… Vatandaşın cebini sürekli tırtıklayan Dolar/TL farkı yaşamı zorlaştırıyor.

***

 

Dalgalanmalar, olağanüstü yüksekliklerde… Tsunami gibi…

Gidişata “teşhis” konulamıyor. Dolayısıyla şimdilik “tedavi”si de yok!

Merkez Bankası, iktidarın sürekli müdahalesi altında…

Her gün, her kafadan ayrı bir öneri geliyor.

MB’na geçmişte dolaylı yollardan yapılan bu müdahaleler, şimdi artık aleni olarak yapılıyor.

Merkez Bankası, önümüzdeki günlerde yılın ilk Para Politikası Kurulu Toplantısı’nı yapacak. Ama finans çevreleri, Kurul’un bu önemli toplantıda “bağımsız” kararlar alabileceğine inanmıyor. Bu “inançsızlık” yazılı ve görsel medyada yüksek sesle dillendiriliyor ve yorumlanıyor.

 

***

 

4 lirayı zorlayan Dolar kuru, bu değerin hemen altında inişli-çıkışlı bir seyir izliyor. Sade bir vatandaş olarak ülkede birçok kur sıçramalarına tanık oldum. Deneyimlediğim bir gerçek var; hangi kur olursa olsun, gördüğü en üst rakamın altına düşse bile mutlaka yine o rakamı yakalıyor! Yeter ki kurdun ağzına kan bulaşmaya görsün…