Caminin içi dururken…

0
144

 

Hakan Kanber

İşsizlik oranı 2016’da yüzde 11 sınırına dayandı.

Bu vahim rakam, kriz yılları ile karşılaştırılacak düzeylere çoktan ulaşmış durumda. Ama hükümetten yapılan çok sayıdaki açıklamaya göre, ülkede kriz yok.

 

***

 

TÜİK’in bölgesel işgücü verileri; işsizlik artışından etkilenme düzeyinin bölgelere göre farklı boyutlarda olduğunu ortaya koyuyor.

Bölgesel düzeydeki işsizlik gelişmelerine bakıldığında; işsizlik artışına yol açan faktörler, çok kolay ve net olarak görülebiliyor.

Bu veriler incelendiğinde ortaya çıkan gerçek; işsizlik artışında başlıca üç gelişmenin önemli rol oynadığını belgeliyor.

 

***

 

Birincisi; sanayideki durağanlık: Sanayi alanındaki durgunluk, sanayi istihdamıyla öne çıkan kentlerde işsizlik oranının daha hızlı artmasına yol açmış gözüküyor.

İkincisi; Rusya ambargosu, terör olayları ve iç politikadaki gelişmelerle turizmin ciddi anlamda olumsuz etkilenmesi olarak karşımıza çıkıyor.

Üçüncüsü; Suriyeli sığınmacıların kayıt dışı istihdamı tetikleyerek, o bölgelerde işsizliği önemli ölçüde tırmandırdığı gerçeğini gözler önüne seriyor.

 

***

 

TÜİK’in 26 bölgeli sınıflamasına göre; işsiz sayısındaki artışa göre bir sıralama yapıldığında, işsiz sayısının en fazla arttığı bölgelerin bu üç faktörden, en fazla etkilenen bölgeler olduğu gerçeğini ortaya koyuyor.

Kayıtlara göre; işsiz sayısının en fazla arttığı bölge, yüzde 51.28 ile Gaziantep, Adıyaman ve Kilis’ten oluşan TRC1 bölgesi.

Bu bölgedeki işsizlik artış hızı, yüzde 8.93 olan Türkiye ortalamasının 5.74 katı!

Bir yıl içinde işsiz sayısının yüzde 51 gibi dramatik bir artış göstermesi ve artış oranın kendisinden sonra gelen ikinci bölgeden bile aşırı ölçüde yüksek olması, ancak bölgedeki Suriyeli göçmen sayısının yoğunluğu ile açıklanabilir. Gaziantep’in sanayideki durgunluktan da etkilenmesi, bölgedeki işsiz sayısı artışının ikinci nedenini oluşturuyor.

Gaziantep, Adıyaman, Kilis bölgesi sadece işsiz sayısındaki artış açısından değil, işsizlik oranı artışında da başı çekiyor. TRC1 bölgesinde işsizlik oranı 4.4 puanlık sert bir sıçrama yaparak bir yıl içinde yüzde 9.9’dan yüzde 14.3’e fırlamış durumda.

 

***

 

Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir ve Kırşehir bölgesi, işsiz sayısı artışında yüzde 36.84 ile ikinci sırada yer alıyor.

Çanakkale ve Balıkesir bölgesi, yüzde 29.41’lik işsiz sayısı artışı ile üçüncü sırada.

Samsun, Tokat, Çorum ve Amasya bölgesindeki işsiz sayısı artışı yüzde 23.53.

Aynı şekilde Zonguldak, Karabük, Bartın, Manisa, Afyon, Kütahya, Uşak da işsiz sayısının en fazla arttığı bölgeler içinde bulunuyor.

Turizmin kalbinin attığı kentlerden Antalya’nın yer aldığı TR61 bölgesi de yüzde 23.73’lük işsiz sayısı artışı ile 4. sırada bulunuyor. Bu bölgedeki işsizlik oranı da 1.9 puan gibi Türkiye ortalamasının 3 katı bir artışla yüzde 11.5’e çıkmış durumda.

 

***

 

Tüm bu rakamsal değerlerden çıkan sonucu iyi okumak lazım…

Sanayideki durağanlık, iç ve dış gelişmelerle darbe üstüne darbe yiyen turizm bir yana, “Suriyeli sığınmacı” gerçeğinin istihdama olumsuz yansımaları göz ardı edilemez.

Yakın zamana kadar, barındırdığı dev tesislerinde istihdamın başkentleri olarak gösterilen kentler, tel tel dökülüyor adeta.

TÜİK’in verdiği rakamsal değerlerle, o kentlerdeki Suriyeli sığınmacı yoğunluğunun ne kadar da örtüştüğü yadsınamaz bir gerçek.

 

***

 

Kambur üstüne kamburumuz olan Suriyeli sığınmacı konusunu, tüm bu olumsuz gelişmeler doğrultusunda; “insani” bir takım söylemlerle izaha çalışmak “caminin içindekilere” haksızlık olur.

Ülkemizin gerçekleri gün gibi ortada…

“Caminin içi dururken dışına…” yatırım yapmanın feci sonuçlarını sosyal yaşamın her yerinde görmek mümkün.