Biraz iğnelemek lazım!

0
9
Yaşar Eyice

Öncelikle belirtmek istiyorum..

Hakkari’de, geçen ay terör örgütü PKK mensuplarının yola döşediği el yapımı patlayıcının, zırhlı polis aracının geçişi sırasında infilak ettirilmesi sonucu ağır yaralanan özel harekat polisimiz Bayram Çiçek Şehit oldu.

Şehidimize Tanrı’dan rahmet, kederli ailesine ve Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabırlar diliyorum…

Ve iki beylik cümleyi tekrarlamak istiyorum.

İnşallah son olur ve gerçekten kanı yerde kalmaz…

Çok sık olmasa da şehit haberleri alıyoruz.

Ve üzülerek belirtmek istiyorum, özellikle yandaş medyada, ya da bazılarında duyarlılık kalmamış gibi…

Bunları da, bu kafada olanları da lanetliyorum…

Şehitler bizi daha çok yaşama bağlamalı ve birlik, beraberliğimiz artırmalıdır.

Sıradan bir olay olarak geçiştirilmemelidir.

*- Bilmeleri imkânsız!

Gürol Tolunay araştırma ve fotoğrafları ile hep İzmir’in gündemini yaratıyor, ya da gerçekleri dile getiriyor.

Şimdi de 30 yıl çalıştığım, Ağabeyimiz Aydın Bilgin’in yönetiminde bayrağımızı burçlara taktığımız bir gazetemizden alıntı yapmış…

Şunları yazmışız:

Tarih 1953…

Ve haberin başlığı şöyle:

Körfez’de değişik türden 400 bin kilo balık tutuldu…

‘İzmir Belediyesinin verdiği bilgiye göre, körfezden bir yılda 396.700 kg balık yakalandığını açıklandı.

Bunlardan 110 bin kilosu kefal, 43 bin kilosu çipura, 80 bin kilosu sardalye, 27 bin kilosu barbunya, 23 bin kilosu ısparoz, 20 bin kilosu istavrit, diğerleri çeşitli türlerdedir.

Bu diğer türlerin arasında lağoz, orfoz, levrek, lüfer, dil, mercan karagöz, palamut, kolyos, turna, tirsi ve gopez de bulunmaktadır.’

*- Bilen biliyor da!

Bir rüya gibi değil mi?

Orfıoz ve laos körfezden çıkıyor düşünsenize!

Ya çipuraya ne dersiniz; 43 bin kilo.

Ancak ben unutulan bir balığı eklemek istiyorum ve konuyu yakinen bilirim.

Körfezin kırmızı şövalyesi trança da bol miktarda çıkardı.

Keza buraya ahtapot, kalamar, midye yi ve unuttuklarımı da eklemek lazım…

Nereden nereye değil mi?

Ama çok şaşırmayalım o körfezi bu hale getiren biz değil miyiz?.

Körfezi şu ara kokutan bir başka insanlar mı?

O da bizim eserimiz.

İzmir çok göç alıyor, arkası kesilmiyor.

O nedenle birçok şey artık kabına sığmıyor ve onun neticesidir diye düşünüyorum…

Gürol Tulunay bunları sağır sultana bile duyuruyor ama yetkililerden tık yok…

*- Batağa batıyoruz….

Pardon!

Birbirlerini suçluyorlar…

İşin en kolay tara         fı da bu zaten…

Belediyeden yapılan açıklamadan öğrendin:

İZSU, Çevre İl Müdürü’ne ‘koku’ yanıtı vermiş!

Bana ne?

Vatandaş olarak kaç zamandır soruyor ve yanıt bekliyorduk…

Nedense tık yoktu…

Kusura bakmasınlar ama ben bu şekildeki haberlere ‘suçüstü’ yapılanların, kendilerini koruma refleksi ile ya da suçluluk kompleksi ile feryat etme olarak yorumluyorum.

Bence İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu artık ekibini bir kez daha gözden geçirmeli…

Ama şu da var:

Daha önce attıkları ya da değiştirdikleri, ya da bir şekilde menfaatleri kesilenler aslana döndüler…

Kükremeleri durmuyor…

Yaptıklarını AKP’liler bile yapmıyor…

*-  Bu önemli isimler kimler?

Bu arada yine belediye açıklamasından öğrendik…

9 Eylül için resepsiyon verilmiş, binlerce kişi katılmış

Hatta bunlardan bazıları da ‘Basın dünyasının önemli (!)’ isimleriymiş…

Kimmiş bu önemli isimler, ben merak ettim, şunları açıklasınlar da bilgimiz olsun…

Geceye İzmir Valisi Erol Ayyıldız, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral Abdullah Recep, CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel’in isimlerinin verilmesini anladım da, diğer parti başkanları katılmadı mı?

Hani İzmir’de birlik beraberlik vardı, arada öyle beyanat veriyorlar ya!

Hatta Ankara’ya birlikte gitme hikâyelerini de çok duymadık mı?

Acaba hangi sorun çözüldü?

Bence şu anda İzmir’de esans dağıtsınlar…

Yönetici takımları Fransa’ya ya da Paris’e en azından 10’ar kez bedavadan, senin paramla gitmişlerdir.

Bir ikili anlaşma yapsınlar da,  koku ithal etsinler, 18 ya da 18’inci Paris sosyetesi gibi işlem görsünler…

Fakat şunu da unutmamak lazım, Foça’da neler yaptılar bilmiyorum ama şu devletten maaş alanlar Çiğli’ye de gitmişler, koltuklarından kalkarak…

***-

GÜNCEL

*- Kafasına göre!

Yazmayacaktım ama kendimi tutamadım:

Torpilli kim, merak ediyorum…

Urla İskele yolunda, kimilerin Kalabak, bazılarının Kum Denizi, bizim ise Yelken Kulüp dediğimiz yerde, yıllardır kullanılan ESHOT durağı yerinden kaldırılarak, bir sonraki Özevler’e doğru yaklaştırılmış…

Tabii ki önceki durakla arasındaki uzaklık açılmış…

Kimin aklı?

Ya da kimin torpili?

Bu kafayla giderlerse askere herhalde tezkere alamazlar…

Eskiler, ya da ustalar hep böyle söylerlerdi…

Yine yetkililerden çıt çıkmayacak, ama AKP’ilerden bir açıklama gelebilir…