2018’İN İPİNİ ÇEKENLER SARI MUMA DÖNDÜ

0
31
Ünal Tümin

Tekrarlar, can sıkıcı olduğu kadar, çoğu zaman da faydalı oluyor…

Hatırlayacağınız gibi 2017′ de imza attığım son köşe yazısına şöyle başlamıştım: “Haydi hayırlısı; yeni yıla tam üç gece sonra gireceğiz…  Kısacası, geçen bir yılda, yani 2017′ de umduğunu bulamayanlar 2018′ i iple çekmeye başladılar…”  Aman yarabbimO ipi ne kadar çok çeken varmış ki, çekenin elinde kaldı! 

Evet, umutla çektiğimiz o, yıla gireli tam beş gün oldu. Tamam, beş gün oldu da ne oldu? İsterseniz buna ortak bir deyimle cevap vereyim: “Uma uma, döndük sarı muma” 

MART KARI

Niye bu panik diyenler de var! Ama iğneden ipliğe, elektrikten suya, otodan harçlara, otomobilden otoyla, motorine, hatta hava alma vergisine bile zam yağmuru var! Eskiden kar ne zaman yağacak der, “Mart kar” ını beklerdik. şimdi yeni yılla birlikte zam, yasak ve diğer gramaj eksiklerine kadar “zam hazretleri” ile müşerref olmaya başladık.

Eee  daha ne olsun!

***

YENİ YILDA ALDIĞIM  İLTİFATLAR

Bakın! Beni tanıyanlar bilir; “ne iktidarın yalakasıyım, ne de ana muhalefetin borazanı!” Tabii ki benim de bir dünya görüşüm var; onu da sandığa giderek ülkeme “bir oyluk da olsa, katkımı koyarım.”  Diyorlar ya; 2019 seçim yılı olacak diye! Ben 60 yıldır, gerek sporda, gerekse siyaset konusunda yazılarımı hep halkın içinde yaşarken anlatılanları, yaşananları alıp size “ironi yolu” ile aktarmaya çalıştım. Çünkü ben, hep, “İzahı olmayan şeyin mizahı olur!” diyerek “dün- bugün ve yarın” çizgisinde olayları kimsenin aklı ile alay etmeden yorumunu sizlere bıraktım. Bundan hoşlanıp bana mesaj atanların sayısı o kadar çok ki… Hatta  yeni yıla girmeden 15 gün önce Türkiye Spor Yazarları Dereneği’nin (TSYD) ve de İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) yıl sonu buluşmalarında arkadaşlarımdan da bunları duymak beni mutlu etti. Hatta bizim kadim dostlardan Yaşar Eyice, Mümin Sertbaş, Hulusi Şenel, Prof Dr. Şadan Gökovalı bunun çetelesini bile tutmuşlar! Nitekim Prof Şadan Gökovalı dostum Bergama Belediyesi tarafından bastırılan sınıfının kaliteli kitaplarından olan 288 sayfalık “Uygarlığın özeti Bergama” yı bana verirken kapak içindeki ilk sayfaya da şu sözleri yazmış: “Verba volant Scripton manent ( söz uçar yazı kalır) ya kitap yaz ya da  kitabı yazılacak işler yap  Ünal Tümin gibi” 

Teşekkürler kadir bilir, değer bilir Meslek kardeşim. Gökovalı mütevazi deyimi ile bana Kuşadası sahillerinde şöyle fısıldamıştı: “Anadolu uygarlığına borcumu taksit taksit ödemeye çalışıyorum.” 

KİTAPSIZ DEĞİLİM

Çok şükür 80 yaş içinde geçen 60 yılda gerek spora, gerekse, memleket menfaatine yazdığım yazılarla bunu taksit taksit ödedim, ödemeye de Allah izin verirse devam edeceğim… Nitekim 2007 yılında çıkardığım “Spor Basınında 50 yıl” adlı kitabımda taksitlerinden birini ödemeye çalışmıştım… Ayrıca sadece bu köşede çıkan yüzlerce yazım da birer ödeme şekli olsa gerek!..

***

ABD’ NİN KUYRUKSUZ KEDİSİ İSRAİL

Başta aile içinden olmak üzere meslektaşlarımdan ve de ülkenin yetiştirdiği değerli insanları kaybetmenin geçen yıl üzerime çöken olumsuzlukları temennim odur ki, yeni yıla yansımasın.

Ama başta ABD ve onun “siyam kedisi” misali kısa kuyruklu İsrail’ i nedense Orta doğu bataklığında eşinirken bir gün bu coğrafyada yaşayanlar tarafından hak ettikleri yalnızlıklarına itileceklerdir. Türkiye’ den İsrail’ e vakti zamanında göç eden samimi dostlar bundan alınmasınlar. Onlar da Orta doğu coğrafyasında Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözleri doğrultusunda yöneticilerini yolun sonu gelmeden insanlık görevlerini yaparak uyarırlar inşallah.

2018 için bizim iç siyasetimizdeki ağızlardan çıkan şu sözler bize nasıl umut verebilir: “Sen bittin! Kırın ayaklarını! Kırın , dökün! Ocağını söndürün! “

İktidar Partisi’nin geçen yıl “metal yorgunluğu” diyerek görevden uzaklaştırdığı Belediye Başkanlarının ardından ortaya çıkan “pis kokular” ve ihale iptalleri bile vatandaşı canından bezdirdi. Bu kadar maddi kayıplara nasıl göz yumulmuş! Başta Ankara, İstanbul’ da yaşayan halk ve kendi partilileri olmak üzere bunun maddi ve manevi ezikliğini yaşıyor!..

Yani şimdi şair gibi “Yiyin efendiler, yiyin, bu doyumsuz sofra sizin,Doyuncaya, aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yiyin!” deme zamanı da olmadığına göre, sanırım … Zaten Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın da içten gelen tepkiler üzerine kabine değişikliğine gideceği sözleri de inşallah yaraya merhem olur….