Posts From Ünal TÜMİN

OOO BU NE HAL

BİNBİR GECE’YE ÜÇ GÜN KALA… OOO BU NE HAL Allah sizi inandırsın, dün sabahın ilk ışıklarından itibaren uykusuzum. Hatta şu satırları direncim kırılmadan yazabilmek için hayli çaba sarf ettim. Aslında benim bu uykusuzluğum ve direnme gücüm, dertten değil, aksine sevinçten kaynaklanıyor… Dün “sabahın körü” denilecek bir saatte çalan

Meteorolojiye göre bugün başta İzmir olmak üzere, yurt genelinde yağışlı bir hava hüküm sürecekmiş… Ama, içinde bulunduğumuz günün üzerinde “19 Mayıs” yazıyorsa, fark etmez; “Dağ Başını duman almış, yürüyelim arkadaşlar!” der, aldığımız görev emri ile yola revan oluruz… İşte Bugün “Atatürk kokulu Bayramlarımızdan” birini daha kutlayacağız… Evet, bu gün 19 Mayıs

  Türkiye’de siyaseti takip etmek ve üzerinde kalem oynatıp yorum yapmak eskiden keyifli idi; hatta yol göstericilik olarak bilinirdi… Düne ait ait ne varsa ya da dünden bugüne kalan ne var ki, diye söze başlasam nasıl karşılarsınız diye hafta boyu düşündüm!

ATATÜRK KOKULU BAYRAMLARIMIZ Bu ülkenin yazı, kışı, baharı hep Atatürk kokar… İşte, Nisan’da çocuklarla beraber Atatürk’ümüz için çocuklaştık…  Bu Mayıs ayında da Onunla her alanda gençleşip, köhne zihniyete “hayır” demeye başladık … Anlayacağınız “Atatürk kokulu, Atatürk fikirli” bir ülkenin insanları olarak dim dik ayaktayız… Yaşasın 23 Nisanlar, yaşasın 1 Mayıslar, yaşasın 19

Bugün 28 Nisan Cuma. Ha 1 Nisan, ha 30 Nisan; ne fark eder ki! Nisan ayı geldiğinde, nedense ben, hep böyle düşünürüm… Bilmem, sizlerde de böyle oluyor mu? Daha doğrusu, 1 Nisanlar da “1 Nisan şakaları” yapılacak diye aklım karışıktır. Bu yüzden o günün

“Ölüm gelmiş cihane, baş ağrısı bahane” diye anlamlı bir atasözümüz vardır… Sandığa gitmeye iki gün kaldı ya! Bizim köşeye de “sandık yasağı  kokusu” sindi ya! Eh ne yapayım; ben de “emir demiri kesmesin” diye gardımı aldım! Dolayısıyla muhtemel seçim yasaklarının gadrine uğramamak için İzmir’ in sesi- gözü, kulağı olan İzmirport‘ a korku

FARZ MI, SÜNNET Mİ

Her başaralı siyasetçinin arkasında mutlaka başarılı bir “hanımefendisi” de vardır. İşte Başbakan Binali Yıldırım’ ın da arkasında gerçekten takipçi ve de yararlı bir eş, yani nam-ı diğer Türkiye’nin son “first lady” si Semiha Yıldıırm’ın olduğunu çok iyi biliyor, görüyoruz… Sayın Binali Yıldırım üç gündür İzmir’ de idi. Değerli dostum İzmir Milletvekili Necip Kalkan beni de arayıp şehrimizdeki

Oh be! Mart’ ın sonuna geldik. Yarın yılın dördüncü ayının birinci günü; yani 1 Nisan… İster “Evet”, ister “Hayır” deyin, yarın “şakayla karışık” insanların birbirini tescilli aldatma günüdür! Malum, dün Regaip Kandili idi. Allah’ın işine bakın ki, bu mübarek güne rağmen, Orta doğu bataklığında insanlar, devletler, kabileler, kendinden menkul imamlar, anlamsız bez parçaları taşıyanlar,

AH HUZUR

Çok şükür; “Benim dinim, dilim, soyum, vatanım ve bayrağım” belli… Bu vatan toprakları için canını feda etmekten çekinmeyen rahmetli İsa ve Rıza dedelerimin yokluk içinde Mustafa Kemal‘ in peşine takılıp, bu canım vatanım Türkiye’mizi bizlere nasıl kazandırdıklarını aile boyu hikayelerden dinleyerek bugünlere ulaştım. Bunun içindir

İçinde bulunduğumuz 2107, galiba Avrupa’da “seçimlerle” anılacak bir yıl olacak… İşte Hollanda’da iki gün önce gerçekleşen seçim ile tam 30 gün sonra da bizim kapımızı çalacak olan “Evet-Hayır” tercihi… Sayılı günler tez geçermiş… Ama, nasıl gelir, nasıl geçer? Onu da yaşayıp göreceğiz… Hollanda bu