Ana Sayfa Yazarlar Yazar: Olkan Özkır

Olkan Özkır

Olkan Özkır
10 HABERLER 0 YORUMLAR

“Ne yaptın Muhittin?”

Bizimkisi görüntüsüne rağmen ne tatil ne de Alaçatı modası değil aslında. Hani bazen tatlı kriziniz tutup, ufak bir gofretle geçiştirirsiniz ya.. Tıpkı onun gibi bir şey. Bizim Ilıca ziyaretini yazmandan geçmek olmaz dedim, umarım birilerine yol...

İyi ki Hasan Tahsin bugünleri görmedi!

"Değerli Basın Mensubu, Basın özgürlüğüne ve demokrasiye en çok ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde, İzmir’in işgaline karşı ilk kurşunu sıkarak milletin uyanışını başlatan Gazeteci Hasan Tahsin’in 99. Ölüm Yıldönümü’nde İzmir Gazeteciler Cemiyeti işbirliği ile hayata geçirdiğimiz...

Nerede bu devlet, “nerde” insanlık?

Arkadaşlık, evlilik, iş-ekmek, nimet, evlat gibi şeyler kutsaldır. Yardım için bağışlanan her şey, de hem emanet hem de kutsaldır. Hele ki sevdiği şeyleri verip Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya çalışanların o yiğitliği.. Dün sabah şiddetli bir yağmur ile güne merhaba dedik....

“Pencere” den sanat giriyor

Sanat havadisleri denince akla son günlerde İzmir'de,  Oyun Atölyesinden,  Haluk Bilginer in hem çevirisini üstlendiği, hemde oyuncu olduğu  David Hare nin "PENCERE"eseri Tepekule Kongre Merkezi nde , izleyenleriyle , sanat severlerle buluşuyor.  "Pencere " adlı eseri Haluk Bilginer...

Ahiret yurdunda kapitalizm yok!

Hayat çok yorucu ve yoğun bir tempoyla ilerliyor. Zaman ise gerçekten de "su gibi" akıp gidiyor. Geçenlerde bir yakınımın kabrine gittim. Kabirde yürürken aklıma tonla düşünce geldi. Düşünsenize bir kere o kabirlerdeki her kişinin bir...

Gerçek vatanımız neresi?

İki kapılı bir handa, gidiyorum gündüz gece Diyor Aşık Veysel. İlk kapıyı doğum, diğerini de ölüm olarak anlıyoruz. Ancak gerçekten de doğumu ve ölümü ne kadar kavrayabiliyoruz ki? Zaman, genel olarak bir eylemin başlangıç ve bitişi arasındaki...

Sonbahar kapıda

Sonbaharın temsilcisi huysuz Eylül ayı kapıya dayandı... Ve her sonbahar düşündürücüdür biraz. Ben hep en çok sonbaharı sevdim. renklerin, tatların ve kokuların, tıpkı solmadan önce en güzel halini alan çiçekler gibi dorukta olduğu sonbaharı. 35'li yaşlar...

Ya mutlu sonla bitmezse..

"Eşyayı dahi incitme diyen bir medeniyetin mensuplarıyız. Su içtikleri bardağı öpen Mevlevileri düşünün. Ormana girerken, genç ağaçları korkutmamak için baltanın sapını bezle saran Tahtacıları. Şimdi ise birbirlerinin küçük bir hatasını bekleyen ne çok insan var. Dolayısıyla, ne çok...

Hangisi doğru?

Nedir bu devam eden tuhaf kavga? Nedir paylaşılamayan hâlâ? İnsan, birbirini sevdikçe, birbirine tahammül ettikçe insandır. Bir gün zamanı bitecek olan bir ömrü yaşarken, bunca hırs, kibir, kavga vesaire pek iyi fikir değil. Yaşamdan geriye...

Reklamlar