Posts From Hulya SEZGİN

Bu güzel birlikteliğimiz geçtiğimiz yıl Güzelbahçe’mizin sanata ve sanatçıya  destek veren belediye başkanımız Mustafa İnce’nin sevgili eşi Nilüfer hanımın “Yelki’mizde bir resim kursu açacağız” diyerek   bana kurs eğitmenliği teklifi ile başladı. Evet yazıyorum, çiziyorum, eş ve anneyim… pek çok ilgilenmem gereken

İnsan evlenince çoluk çocuğa karışmak istiyor… Biz de evlendikten bir süre sonra bebeğimiz olsun istedik Hikmet’le… Nur topu gibi bir oğlumuz oldu. Adını Serter koyduk… Hikmet ben daha hastanede iken (O zaman arabamız yoktu) babasının motorsikletine atladığı gibi bütün akrabasını

Sanırım bundan 8 yıl öncesi idi. Sapanca’da yapılan “Portakal Çiçeği Sanat Kolonisi’sine davet edilmiş ve davetli olduğum başka bir çalıştaydan oraya bir gün gecikmeli olarak gitmiştim. Bütün sanatçılar bir gün önce geldiğinden herkes tanışmış, kaynaşmış resimlerini yapmaya başlamıştı. Sapanca gölü

Ülkemizin durumu malum… Her geçen gün başka bir acı ve kargaşa ile sarsılıyoruz… Kimileri alıştık demeye gelir sözler söyleseler de… mümkün mü?.. alışılır mı? E o  zaman da ne oluyor? Pek çoğumuzda bir paranoya hali… mutsuzluk… huzursuzluk… gelecekten umutsuzluk… Şimdi

“Kapının pencerenin de profesörü mü olurmuş hiç?”demeyin sakın… Onu resim yaparken bir görseniz ve sonunda ortaya çıkan kapı ve pencere resimlerini… bana hak verirdiniz… Resimlerini yaparken sanırsınız transa geçti… yani o kadar!.. Önce iki tuval alıyor eline. Birini palet olarak

Yıllarca ekranlarda izledik onu… Kimi zaman gündüz kuşağı programlarında, kimi zaman ana haber bülteni sunuculuğunda… Günüz kuşağı programı dediysem öyle lay lay lom cinsinden değil… Eğlendirirken bilgilendiren, el sanatlarını tanıtırken sanata ve sanatçıya da destek verendi o.. Sosyal yardım projeleri

Ava giden avlanır…

  Gökyüzü dün geceden beri dibi delinmiş gibi akıyor. Daha doğrusu ağlıyor. Çünkü bu gün İzmir kahraman şehidi Fethi Sekin’i  toprağa verdi. Arkasında üç yavrusu yetim kaldı. .. Babasızlık ne demek iyi bilirim… erkek çocuk için de zordur sanırım ama

Valizimi hazırlamadan önce google amcaya sordum “hava nasıl” diye. İçimi aydınlatan bir yanıt aldım. Çünkü Aralık ayının beşi olmasına rağmen 17-18 derece olacağını söylüyordu bana orada. Yolculuk bu kez Mersin’e idi. Benim de Ege Bölgesi ve İzmir temsilcisi olduğum USSD

Bizim yarenler…

Altı yaşımda ayrılsam da doğum yerim Çankırı benim, Çankırılıyım… Annem, babam, kardeşlerim de oralı… Memleketim… Uzak diyarların yakın kenti Çankırı… Yarenler ili… Hamuru oradan olunca bir başka seviyor insan memleketini… Elli yıla yakındır İzmir’deyim. Bir yanım da İzmirli… İzmir’de bir

Acısı olmayanın…

Kitap okumayı seviyorum. Hele bu bir de sevip saydığım değerli bir sanatçının hayatını anlatıyorsa daha da hoşuma gidiyor. Ünü sınırlarımızı aşmış, yurtdışında da bizi başarı ile temsil eden ve oralarda “Gelincik adam” diye anılan sanatçımız Hikmet Çetinkaya’yı pek çoğumuz resimlerinden