Ana Sayfa Yazarlar Yazar: Buse Ünal

Buse Ünal

Buse Ünal
35 HABERLER 0 YORUMLAR

Bir Tutam Yol Güzergahı

Uzun yol seyahati bol olan bir çocukluğum vardı benim. Tıngır mıngır gider, ses etmeden Söğüt’te sac kavurma, Korkuteli’nde yanık sütlü dondurma yemeği beklerdim. Her memlekette değişirdi evlerin çatıları. Sorduğum sorular asla son bulmazdı. Geçtiğimiz...

TEKİRDAĞ’IN ÜZÜMÜ–TRAKYA BAĞ ROTASI

Bu yazıyı yazmaya karar verdiğimden beri başımda dönüp dolaşan şarkı Tekirdağ’ın üzümü.. Cağnım Eşref Saati ne de güzel söylemiş ama değil mi? Tekirdağ’ın üzümü salkım salkım güzelinden bir kız sevdim aldandım. O yar Selvi boylu...

EGEYE KIYISI OLAN İNSANLARIN RAKI MESELESİ

Rakı sofrası diye bir mesele vardır dedim benim gavur dostlara. En çok Ege suyuna kıyısı olanlar anlar bunu dedim. Yemek rakıya uygun seçilir, rakı yemeye değil diye ekledim. Meze dolaplarının önünde yaşanan kavgalar vardır dedim sonra....

Memleketimden otel manzaraları

Alaçatı’da her köşe başında açtığınız oteller, açık büfesine başından bakıldığında sonu görülmeyen resortlar bir yana dursun; yaklaşın, size gönlümün en baş köşesinde yer etmiş insanım ya kahvaltıda bir domatesini peynirini yiyim, akşam rüzgarında bir...

Alsancak Garı’nda yarın büyük gün

İZMİR MAKARNA VE PEYNİR FESTİVALİ 12-13-14 MAYIS   Alaçatı’da ot, Urla’da Enginar derken İzmir’de festivallerin ardı arkası kesilmiyordu.  Aylardır duyurusu yapılan ‘‘Benim Haydarpaşa’dan ne eksiğim var’’ deyip Makarna ve Peynir festivalini üstlenmeye göğüs germiş olan Alsancak Garı’nda...

EGE’NİN OLIVE FARM’I, ION FARM

  Datça’ya sıklıkla yolu düşen dostların yakinen bildiği bir yerdir ‘‘Olive Farm’’. Tanrı’nın uzun ömürlü olmasını arzu ettiği kullarını bıraktığı yarımada Datça’ya da en çok yakışan yerlerdendir aslında.   Yıllar yıllar önce Olive Farm’ın kuruluşuna bir Amerikalı’nın...

METROPOLİS’İN ‘‘LA’’ ŞARAPÇILIĞI

  Çocukluğum İzmir’den aşağıya inerken araba camından, Metropolis antik kentinin yamaçta ki tiyatrosunu gözlemekle geçerdi. O zamanlar Arkeoloji okuyacağımdan bir haber, babamın her önünden geçerken, ‘‘Evet sağda sağda tiyatro’’ deyişiyle gözlerimi cama yapıştırırdım. Kaç sefer...

YENİ NESLİN DERDİ

  Bir makale düştü elime bir kaç gün önce. Makale demeye bin şahit isteyen, yeni neslin derdi ne düşüncesinin maddeleştirilmiş, siz deyin 100 ben deyim 200 kelimelik bir hali işte. Baktım etrafımda ki sözüm ona...

SABAHATTİN ALİ’NİN ÇİRKİNCESİ-ŞİRİNCE

  Güzel memlekettir İzmir. İzmirliyim diye demiyorum ama güzeldir işte. Elini atsan, yüreğini koysan her yolu bir hikayeye götürür seni. Desenize yüreğini koyan herkesin yolu hikayeye bağlanır diye, öyle bir hikayesi var işte Şirince’nin de...

CUNDA’NIN GİRİTLİ TAŞ KAHVESİ

  Yıl 1821, Girit adasının yarısı Türk. Kahvehaneler aynı, gülüşler aynı, kulağa çalınan laflar sözler dahi aynı. Aleksi bağırırken ‘‘Na to Kefali Na to Mermeri’’ diye, Mehmet öğreniyor bu lafları. Biri birine Türkoğlu diyor, diğeri...